We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Türklerin Müslüman Oluşunun Hülasası: Satuk Buğra ve Ebû Nasr Samanî

19 0 0
19.07.2022

Türklerin İslam dinini kabulleri tarihinde dikkat çeken iki isim Satuk Buğra ve Ebû Nasr Samanîdir. Bunların hikâyesi adeta Türklerin Müslüman oluşlarındaki dinamikleri ortaya koyan bir muhtevayı aktarması hasebiyle ayrı bir önem taşır. Uzun sayfalarda anlatılabilecek bir olgu dünyası sanki bu olayın içinde özleşerek toplanmış gibidir.

Şüphesiz Orta Çağlar din ve toprak gibi temel iki esasa dayalıdır. Medeniyet yani toplum-devlet-şehir hulasa insanın maddi ve manevi kültürünün teşekkül ortamı bu asırlarda kendisini bu iki temek dinamiğe yaslar. Medeniyet merkezli tarih okuması olarak kavramlaştırdığımız okuma şekli de bu unsurlara bakarak o çağın yahut incelenen herhangi bir çağın esasındaki yapıcı unsurları görmemizi sağlar. İşte bu sebeple Türklerin İslam’a girişleri ve yeni topraklar elde etme çabaları zaman ruhuyla örtüşür bir karakter gösterir. Yeni topraklarda yeni bir inanç kadim bir millete yeni asırların kapısını açacaktır.

Türkler Göktürk çağı sonrası Batı’ya doğru göçlerinde kuzey ve güney istikametinde iki yoldan giderler ki İlk Müslüman Türk devletlerinin bu çerçevede zuhuru tesadüfi değildir. Bu cümleden olarak Türk Hakanlığını (Karahanlılar) oluşturan kitleler de İslam ile komşu coğrafyalarda zuhur ettiler. İslam fetihlerinin bölgede oluşturduğu durum ve onların burada bu yapılarla karşılaması tarihin en büyük değişimlerinden birinin de kapısını aralayacaktır. Burada Abbasi devrine dair iki büyük siyasi oluşumu Samânîler ve Türk Hakanlığının varlığı bu teşekkül de kilit rol oynayacaktır.

Türk Hakanlığının kurulup siyasi ömrünü henüz İslam olmadan sürdürdüğü süreçte Samânîlerle ilişkileri bilinmektedir. İşte bu ilişkiler cümlesinden İslam ribatı ve Türk yurdu olan bu bölgedeki karşılaşmaların en dikkat çekicilerinden birisi bugün Çin’de Doğu Türkistan Özerk Uygur bölgesinde bulunan Artuç şehrinde gerçekleşecektir. Türk Hakanı Bazir Arslan Han’ın ölümü sonrasında karısı ve yedi yaşlarında olduğu ifade edilen oğlu Satuk Hakanlığın batısını yöneten amcası Oğulcak Kadır Han’a sığınırlar. Oğulcak, Satuk’u kendisine sığınan bir Samânî emiri olan Ebû Nasr Samânî’ye verdiği bölgeye tabi bir tegin olarak gönderir. İşte vergi tahsili için geldiği bu yerde Satuk Tegin, Ebû Nasr Sâmânî ile tanışır. İşte tam burada Ebû Nasr’ın bilinen özellikleri adeta Türklerin İslam oluşunda etkili olan dinamikleri gösterir bir mahiyeti kendinde toplar bir özellik gösterir. Öncelikle Ebû Nasr Sâmânî siyasi varlığının ve İslam’ın yayılmasında etkili bu yapının temsilcisi olarak siyasi özellikleri olan bir kişiliktir. Bu bakımdan Türklerin etraftaki Abbasiler merkezli Müslüman yapılarla olan ilişkilerinde yeni dini kabulleri........

© Yeni Söz


Get it on Google Play