We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Aliya İzetbegoviç ya da ahlak

2 0 0
24.06.2022

Aliya İzetbegoviç Bosna savaşının kahramanı ve siyaset adamı olmanın ötesinde tefekkürü ile bu dava için çalışmış bir düşünce neferidir. Müslümanların hal-i pür melali onun zihnini de meşgul etmiştir. İslamî düzeni dinî ve sosyo-politik sitemin birliği olarak(Aliya İzetbegoviç, İslam Deklarasyonu, (Ter. Rahman Ademi), İstanbul, 2010, 69) görür Aliya. Bir soru sorarak başlar: “Müslüman dünyasındaki ağır ahlakî yozlaşmaya, davranış bozukluğuna, rüşvet ve batıl inançların hâkimiyetine, tembellik ve ikiyüzlülüğe, gayr-ı İslami adet ve alışkanlıkların baş tacı edilmesine, köklü maddecilik ve düşündürücü biçimde umut ve heyecanın olmayışına işaret eder. Böylesi bir vaziyette herhangi bir sosyal veya siyasal değişim doğrudan başlayabilir mi?” der. Susanna Tamaro “Sözcükler tek başlarına insanı kırmaz. İnsanı yaralayan, sözcüklerin arkasına saklanan ikiyüzlülüktür” tespitiyle Aliya'nın bahsettiği lafız mefhum çatışmasındaki duruma onun da söz ettiği gibi ikiyüzlülük kavramı üzerinden yaklaşır.

Buna karşı kendi tezini ortaya koyarken ahlak diyerek başlar. “Tarihteki rolünü gerçekleştirmeye davet edilmeden evvel her millet, iç temizlenme dönemi yaşamak ve bazı temel ahlakî tavırları benimsemek zorundaydı. Dünyadaki her güç ahlakî güç olarak başlar. Her yenilgi ahlakî tökezleme olarak başlar” (İslam Deklarasyonu, 69) sözleri akla Oscar Wilde'nin “Umarım kötü gibi davranarak her........

© Yeni Söz


Get it on Google Play