We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

​Varlıkta Yerimiz Yahut Bir Medeniyet Tasarımı: Ok-Yay Teorisi

9 1 0
09.06.2021

Yusuf atamla Çınar gölgesinde otururken, evlat, medeniyete dair tasarımını okudum; medeniyetten toplum-devlet ve şehir üçlüsü çerçevesinde, kültür zemininde yani hayatın içinde oluşan nihaî şekil/yapı olarak bahsediliyor. İnsan merkezli olarak başladığın düşüncende aile ve millet muhtevalı toplumu insani hayatın en geniş formu olarak tespit ediyorsun. Böylece insanın sosyal nizamını aklî ve olguya tekabül eden bir yerden izaha çalışıyorsun. Bunun sonrasında medeniyet denilen efsunu düşünürken insanın kendi hukuk ve ahlak nizamı olarak, kendi şerrinden emin olmak için kurduğu adalet ve liyakat nizamı olarak siyasi ve ekonomik hayatını tanzim ettiği devleti söz konusu ediyorsun. Medeniyet cümlesinden insanın sosyal ve siyasi hayatının kurulduğu yer/mekân olarak şehir yer alıyor. İşte kültür, insanın o hayatı olan asabiyesi, bu parçalar içerisinde siyasi, sosyal ve kültürel çerçevede umranını var ediyor, diyorsun. Bu söylediklerine tarihten olgu ve kavramları göstererek tasarımının makuliyetini tespite gayret etmektesin. Elbette her tasarım, düşünce eleştirilerek ve yanlışlamaya açık olarak kendisini sınayarak doğru yahut yanlış olur. Nokta koymak değil hayata değer katmak esastır, evlat dedi. Bu söylediklerini Türk kültürünün mazisindeki olgu dünyası üzerinden düşünerek bir olgu zemini aradın mı peki dedi?

Yusuf atam, dedim; kutlu olmak töreli olmak liyakatı taşımaktır. Türklerin toplum yapısı onların kültürünün/hayatının çerçevesinde teşekkül eden kişi oğlu ile başlayan yani insandan yola çıkan tasnif oğuş, urug, boy olarak teşekkül eden bir toplum yapısı içinde millet hayatı teşekkül ederek buduna ulaşılır. İşte Türklerin aklı bu manada bir olgu yapısı içinde toplum düzenini var ediyor. Böylece medeniyetin zemini olan yapı böylece teşekkül ediyor, dedim. Bunun ötesinde tasarımıma devam ettiğim il yahut el ise Türklerin hayatında devleti temsil ediyor. Bir düzende böylece medeni hayat Türk kültürü zemininde kendi parçalarını oluşturuyor. Bunun ötesinde ise yurtlarda, şarlarda, balıklar da şehirler kuran milletin hayatında onların medeniyet çerçevesi tamamlanır. Maveraünnehir’de ve o cümleden Sir Derya kıyılarındaki şehirler ve ötesi buna hâlâ şahittir. Bu hayatın dâhilindeki göçerler, köyler ve kasabalar bu bütünlüğün zeminindeki parçalar olarak var olur. Bütünlük ya da medeniyete dair kavram ve yapıları böylece kültürümüz içerisinden olguya dayalı izlememiz mümkün olur diye düşünüyorum, dedim. Hülasa bahsettiğim tasarımda tarihin eski zamanlarından şimdiye kadar ortaya konulan parçaları/toplum/millet, devlet ve şehir) gösteren bir yapı içerisinde medeniyet teşekkül ediyor. Teknoloji ne oluyor orada, dedi? Teknoloji şehrin içinde toplum-devlet ile oluşan........

© Yeni Söz


Get it on Google Play