We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

​Dede Korkut hikâyelerinde Yusuf kıssasını hatırlatan bazı motifler

11 0 0
07.04.2022

Dede Korkut Hikâyeleri Oğuz’un kendisini Dede Korkut lisanında Türkçe anlattığı hâlidir. Bu destanlar içerisinde kültür hayatımıza dair pek çok unsur bulunmaktadır. Biz daha önce Türk okçuluğuna dair bu hikâyelerdeki malumatı değerlendirmiş idik. Bu destanları okuduğumuzda Yusuf kıssasındaki bazı motifleri hatırlatan unsurlar dikkatimizi çekti. Bunların doğrudan Yusuf kıssasından alındığına bir işaret olmadığı gibi Yusuf peygamberin adı da hikâyelerde geçmemektedir. Lakin belli ki beslendiği kültür zemininin motifleri hayat/tarih içindekini hikâyeleştiren Dede Korkut bilgeliği ile bu hikâyelere yansımış.

Bu cümleden incelememize başlarsak Kam Pürenin Oğlu Bamsı Beyrek'in Destanında gömlek motifi üzerinden rastlanan benzerlik dikkat çekicidir. Yusuf Suresinde: "Ey babamız! Biz yarışa girmiştik. Yûsuf'u da eşyamızın yanında bırakmıştık. (Bir de ne görelim) O'nu kurt yemiş. Her ne kadar doğru söylesek de sen bize inanmazsın" dediler. Bir de üzerine, sahte bir kan bulaştırılmış gömleğini getirdiler. Yakub dedi ki: "Hayır! Nefisleriniz sizi aldatıp böyle bir işe sürükledi. Artık bana düşen, güzel bir sabırdır. Anlattıklarınıza karşı yardımı istenilecek de ancak Allah'tır." şeklinde ayette ifade olunan durum Destanımızda, ilginçtir ki yine başka bir haset hikâyesi dolayısıyla “Bunun üzerinden on altı yıl geçti, Beyrek ölü mü diri mi bilmediler. Bir gün kızın kardeşi Deli Karçar Bayındır Hanın divanına geldi, dizini çöktü; «Devletli Hânın ömrü uzun olsun, Beyrek sağ olsa on altı yıldan beri gelirdi, bir yiğit olsa, dirisi haberini getirse, sırmalı kaftan, altın akçe verirdim, ölüsü haberini getirene kız kardeşimi verirdim» dedi. Böyle deyince kolu kanadı kırılası Yalancı oğlu Yaltacuk: «Sultanım ben varayım, ölü diri haberini getireyim» dedi. Meğer Beyrek buna bir gömlek bağışlamıştı, giymezdi, saklardı. Vardı, gömleği kana mana batırdı, Bayındır Hanın önüne getirip bıraktı. Bayındır Han: «Bre bu ne gömlektir?» diye sordu. Yalancı oğlu Yaltacuk: «Beyreği Kara Derbentte öldürmüşler, işte nişanı sultanım» dedi. Gömleği görünce Beyler hüngür hüngür ağlaştılar, çığırıştılar. Bayındır Han: «Bre niye ağlıyorsunuz, biz bunu tanımayız, adaklısına götürün görsün, o iyi bilir, Çünkü o dikmiştir, yine o tanır» dedi. Vardılar gömleği Banu Çiçeğe ilettiler. Gördü; tanıdı, «odur» dedi, çekti yakasını yırttı, acı "tırnakları ak yüzünü parçaladı, güz elması gibi al yanağını kan içinde bıraktı. «Vây göz açıp gördüğüm Gönül verip sevdiğim Vây al duvağımın sahibi Vây alnımın başımın umudu Han Beyrek" diye ağladı.” M. Necati Sepetçioğlu, Dedem Korkut’un Kitabı, İstanbul, 1998, s. 79-80” şeklinde ortaya konulur. Dede........

© Yeni Söz


Get it on Google Play