We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Türkiye’nin epistemik köleleşme tarihi

203 80 2
20.09.2021

Türkiye’nin bağımsız olduğunu düşünen aklı evveller var mı hâlâ?

Ruhunu yitirmiş bir ülke nasıl bağımsız olabilir ki?

Ruhunu, yani varoluş sebebini ve iradesini, her tür zorluğa direnme kudretini ve melekelerini kaybetmiş bir ülke, böyle bir ülkenin çocukları nasıl bağımsız olabilir ve bağımsız kalabilir ki?

TÜRKİYE’NİN HAZİN İRADESİZLEŞTİRİLME HİKÂYESİ…

Türkiye’nin iradesi yok edildi. İradesi yok edilen bir ülkenin bir kendi de yok demektir. Kendi’ni kaybeden başkasına ne verebilir, ne söyleyebilir ki?

Kendini yitiren, başkasına kendini nasıl bulması gerektiğini nasıl söylesin, nasıl söyleyebilsin ki?

Soru şu: Türkiye’nin iradesi niçin yok, peki?

Ruhu olmadığı için.

Ruhu yok edildiği için.

Ruhu, ruh kökleri ve ruh köklerinden beslenen, her susadığında bu ülkenin, yürek ülkesinin, hakikat yurdunun hakikatli çocuklarının doya doya, kana kana içtiği, beslendiği aziz kaynakları, leziz pınarları kurutulduğu için.

Ruhu olmayan bir ülkenin ve çocuklarının iradesi olabilir mi?

Ruhunu ve iradesini yitiren bir ülkenin ve çocuklarının bağımsız olduklarından, hür ve özgür olduklarından, bağımsız hareket edebildiklerinden söz edilebilir mi?

Kimse kendini kandırmasın, bu ülkenin kaderine biz hükmetmiyoruz, bugününe biz çeki düzen vermiyoruz, geleceğini biz şekillendirmiyoruz.

İki asır öncesinden başlayan bir iradesizleştirilme sürecinin köleleriyiz.

İki asırdır adına epistemik köleleşme dediğim bir iradesizleştirilme tarihi yaşıyoruz.

İradesizleştirilmenin birkaç değişik türü veya tezahürü var.

Mankurtlaştırıcı medya dünyası, bir türü iradesizleştirilmenin.

Yabacılaştırıcı kültür rejimi, bir başka türü.

Ama köklü iradesizleştirme işlemini metamorfoza uğratıcı, aşağılık kompleksine........

© Yeni Şafak


Get it on Google Play