We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Toparlanmamız için Restorasyon şart!

224 146 28
07.02.2020

Hazırlık yapmadan yola çıkılmaz. Hele de bu yolculuk, bir ölüm-kalım meselesiyse, stratejik, ekonomik ve kültürel bir varoluş savaşıysa, çok iyi hazırlık yapmak zorundasınız yola çıkmadan önce.

Türkiye ile Batı arasında adı konulmamış, örtük bir savaş yaşanıyor son 6-7 yıldan bu yana.

15 Temmuz darbe ve işgal girişimi, bu adı konulmamış, örtük savaşın zirvesi olarak tarihe geçti.

İKİ ASIRLIK ADI KONULMAMIŞ SAVAŞ!

İki asırdır, sürekli savunmadayız. Batılılar saldırıyor biz savunma yapıyoruz: Batılıların saldırıları, kimi zaman açık / konvansiyonel savaşa, hatta dünya savaşları şeklini alan büyük savaşlara dönüşüyor; kimi zamansa, örtük / stratejik veya kültürel savaşlara.

Batılılarla yaşadığımız iki dalga stratejik / örtük savaş var: Birincisi, iki asır önce Tanzimat’la başlayan, 1908 İttihat Terakki Devrimi’yle, Sultan Abdülhamid’in tahttan indirilmesiyle sona eren bir asır süren stratejik, kültürel savaş. Bu örtük savaş, Birinci Dünya Savaşı’yla konvansiyonel savaşa, açık savaşa dönüştü ve Osmanlı çöktü.

Cumhuriyet’in kurulması, ilk bakışta, Batılıların önce örtük / stratejik savaşla, sonra da açık / dünya savaşıyla Osmanlı’yı tarihten silmelerine karşı geliştirdikleri saldırıyı savuşturma, Batılıların bizi yok etme girişimlerine sanki set çekme girişimi oldu: Görünen manzara, yaşanan hâdise bu, bir süreliğine de olsa.

Batılılar, Osmanlı’yı bedenen, bilfiil yok ettiler. Ama Osmanlı’yı ruhen biz yok ettik: Cumhuriyet kuşaklarını, bir yandan Osmanlı’nın temsil ettiği medeniyet iddiasını inkâr ederek, aşağılayarak, öte yandan da bizzat bir laikleşme / Batılılaşma / İslâm’dan uzaklaşma projesini adım adım hem devlete hem de topluma dayatarak yetiştirdik.

Her zaman söylediğim gibi, Türkiye emperyalistler........

© Yeni Şafak