We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Ormanın insanı kendine getiren ilâhî şarkısı...

223 110 20
23.08.2020

Sakarya’da Geyve’de bir dağ köyündeyiz... Hacılar Köyü’nde... Fotoğraf sanatçısı, İtibar’ın kapak fotoğraflarının sanatçısı Selçuk Sümer Özel kardeşimin sıfırdan başlayarak kendi elleriyle inşa ettiği ahşap dağ kulübesinde...

SELÇUK BEY’İN DAĞ KULÜBESİ VE ORMANIN MÛSİKÎSİ

Heidegger’in kulübesine benziyor... Ama sadece şeklen...

Heidegger’in kulübesi tepelerin arasında, ortasında... Zirvede değil. Kendisi zirve.

Selçuk Bey’in kulübesi dağın zirvesinde... Onu fotoğraf sanatçısı yapan bu zirveden gördüğü muazzam tabiat harikası ilâhî manzara...

Orman köyü, dağ köyü burası...

Ahşap evin önünde, dağın zirvesinin yamacına bir çardak yapmış Selçuk Bey kardeşim. “Hocam siz yazıyı orada yazın”, dedi getirdi buraya beni...

Aşağıda Sakarya Nehri uzanıyor... Göle dönüşmüş sanki Sakarya...

Rüzgâr esiyor... Önde orman ağaçlarının kalbin ritimleri gibi atan, rüzgâr estikçe kalbin ritimlerinin hızlanmasına benzer bir mûsikîyle ormanın ve ırmağın şarkısını andıran konserini dinliyorum...

Ağaçlardan yansıyan mûsikî sesiyle, dallardan, yaprakların hışırtısından yansıyan mûsikî sesi birbirine karışıyor... Dalga dalga aşağıya doğru yayılıyor, ırmağın sesine karışıyor, çok güçlü, çok sesli bir ilâhî mûsikî eserine dönüşüyor...

DÖRT UNSUR’UN İLÂHÎ BESTESİ TABİAT MÛSİKÎSİ

Tabiatta bir denge var. Muazzam bir denge. Tabiattaki dengeyi hayattaki mekanik zoraki dengeden ayıran organik, kendiliğinden, dolayısıyla daha estetik haz veren ilâhî denge...

İnsan eli değdiği ândan itibaren tabiatın dengesi bozuluyor... Tabiatın dengesinin bozulması, âfetlerin nedenlerinden biri, tabiatın insana, insanın açgözlülüğüne, bencilliğine, fütürsuzluğa........

© Yeni Şafak


Get it on Google Play