We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

İnsana ruhunu hatırlatacak bir kutlu yolculuk…

177 24 0
21.06.2021

Türkiye’de işlenen en büyük cinayetlerden biri, bu ülkeden gayrimüslimlerin sürülmesi oldu. Biz başkalarıyla yaşamasını bilmeyen bir toplum değiliz ki!

Öyleyse, neden sürüldü gayrimüslimler bu topraklardan?

Bu soru önemli.

TÜRKİYE’NİN RUHU: İSLÂM

Bu topraklardan gayrimüslimlerin sürülmesi, toplumun kendi içinden ötekiler icat edilmesini kolaylaştırdı. Toplumu parçalayacak, birbirine düşürecek, düşman edecek yapıtaşlarını döşedi bu.

Bir dönem solcular, sosyalistler ötekileştirildi. Bir dönem İslâmcılar. Bir dönem ülkücüler. Bir dönem Kürtler.

Bütün Cumhuriyet tarihi boyunca ise “irtica” yaftasıyla İslâm ötekileştirildi, şeytanlaştırıldı. İslâm, bütün kurumlardan, dolayısıyla devletten tasfiye edildi. Bu ülkede bütün eylemlerimizin ve kurumlarımızın entelektüel, kültürel ve siyasî temelini, yegâne otorite, hegomonya ve meşrûiyet kaynağını oluşturan İslâm, laik jakobenler tarafından bu tanımlayıcı, belirleyici ve yönlendirici konumundan uzaklaştırıldı. Bu toplum, böyle bir cinayet görmedi tarihi boyunca!

İslâm, benim hikâyemin, bu toprakların çocuklarının hikâyesinin, bizim istiklal ve istikbal hikâyemizin oluşturucu ve vazgeçilmez asil ve asıl kaynağı. Türkiye’nin ruhu. Bu toprakları vatan yapan da, bu topraklarda varlığımızı meşrûlaştıran da, bizim toplum olarak bütün zorluklara göğüs germemizi mümkün kılan da işte bu yok edilemez, kökü kurutulamaz ruhtur.

İslâm, bu toprakların hikâyesinin yegâne kaynağıdır, onsuz tarihten silineceği vazgeçilmez ruhudur!

KENDİ HİKÂYEMİZİ DEĞİL BAŞKALARININ HİKÂYESİNİ YAŞIYORUZ!

Modernleşme tarihimizden itibaren biz bizim hikâyemizi değil Batılıların hikâyesini yaşıyoruz. Bizim bir hikâyemiz yok. Bizi biz kılan, bize tarih yaptıran, bizim ruhumuzu oluşturan, modernliğin........

© Yeni Şafak


Get it on Google Play