We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Dünya nerede, biz nereye koşuyoruz?

160 77 4
05.09.2021

Çağımızın cins düşünürlerinden Deleuze, hocası Foucault için “Foucault, bize hiçbir şey öğretmemiş olsaydı bile, öğrettiği tek şey, onun büyük bir düşünür olarak saygıyla anılması için yeterdi: Başkaları adına konuşma haysiyetsizliğinden kaçınmak.”

Hocalar, böyle talebe isterler. Böyle talebeleri görünce bütün dünyalar onların olur, bütün dertlerini, sıkıntılarını unuturlar.

Foucault, iyi konuşuyor, hoş konuşuyor ama boş konuşuyor: Söylediği şeyin hiçbir karşılığı yok Batı’da zira. Batılılar bırakınız başkaları adına konuşmayı, başkalarına, açıkçası kendileri dışındaki hiçbir medeniyete hayat hakkı bile tanımadılar. İnsanlığın birikimi olan medeniyetleri durdurdular, kahir ekseriyetinin ise kökünü kazıdılar.

Şimdiyse, kendi kuyularını kazmakla meşguller. “Şimdiyse” dediğime bakmayın; kendi kuyularını kazma süreci yeni başlamış filan değil; başından itibaren her alanda alttan alta işleyen yıkıcı, yok edici bir süreç bu. Modern Batı uygarlığını kuran dinamikler, Batı uygarlığını yıkan dinamitlere dönüşüyor hızla. Bilim, ekonomi, siyaset, teknoloji, akıl gibi kurucu dinamikler zamanla yıkıcı birer dinamite dönüştü bile…

Bütün dünyada manzara-i umumiye şöyle. Batıda başlayan felsefî yok oluş süreci, Batı uygarlığı bütün dünyayı kendisine benzettiği için, bütün dünyaya da hızla sirayet etti, sirayet etmediği yerlere, yörelere ise sirayet etmeye de........

© Yeni Şafak


Get it on Google Play