We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Arkeolojik emperyalizm, bu topraklardan İslâm’ın izlerini siliyor ama biz uyuyoruz yine!

160 134 0
25.06.2021

Arkeoloji; sona ermiş, bitmiş bir tarihin korunması bilimi olarak kabul edilir. Tam anlamıyla hurafedir bu! Üstelik de en masumane gözüken çağdaş hurafelerden biri!

Arkeoloji, savaşmadan tarih yapmanın en kestirme yoludur. Tarihi çarpıtmanın ve yeniden yazmanın... Başkalarına tarih dayatmanın... Dahası, senin atalarının yaşamadığı bu imal edilmiş tarihi, dünyaya satmalarının...

O yüzden kim arkeolojiye hâkim olursa, dünyaya da o hâkim olur: Tarihi o yazar; yazdığı tarihi “gerçek bu” diye satar bütün dünyaya.

EN İDEOLOJİK BİLİM DALI, ARKEOLOJİDİR!

En ideolojik bilim dalı, arkeolojidir. Arkeoloji, bilimle ve bilim üzerinden savaşmanın adıdır. Silahtır. En ürpertici silahtır, en öldürücü silah hem de: Tarihinizin silinmesi, yok edilmesi ve size sahte bir tarih icat edilmesi! Bu da sizin, tarihte ikinci kez ölümünüz demektir.

Birinci ölümünüz, tarih olmuş, tarihte kalmış, olmuş bitmiş geçmişinizdir.

İkinci ölümünüzse, geçmişinizin silbaştan Batı-merkezci, oryantalist gözlüklerle, bakış açılarıyla yeniden yazılması, size, sizin atalarınızın yaşamadığı ama kurmaca, icat edilmiş bir tarihin sizin tarihiniz diye yutturulmasıdır.

Tam budur yaşanan -yaşanmamış sahte, icat edilmiş bir geçmişi “gerçek tarih bu” diyerek sana, bana sunulan.

Yaşarken ölmek, diye buna derim ben.

Bir toplumun geleceğinin karartılması. Üstelik de bugün yaşanan sorunlarla, açmazlarla değil geçmişte yaşananları yok sayarak, geçmişten devşirilecek varoluş iradesini ve geleceği inşa edecek ruhköklerini yok ederek bir toplumun geleceğinin yok edilmesi tam da böylesi bir bilimsel cinayetin eseridir. Toplum da bu “bilimsel” cinayetin esiri!

Bilim kılıfıyla çevrilen “filim”in kölesi, hatta gönüllü köleleri!

BU........

© Yeni Şafak


Get it on Google Play