Yeni Şafak · Yusuf Dinç - Zafer Bayramı

Türk, sefer sorumluluğunu bırakmamış olana denir. Malazgirt’ten Dumlupınar’a Afrin’den Trablus’a Kıbrıs’tan Karabağ’a hiçbir zaman da sorumluluğunu bırakmamıştır. Türk’ün devletinin illa ve ancak bir gazi tarafından kurulabilmesi bize bunu anlatır.

İstiklalini elinden hiç çıkarmamış olmasının daha iyi bir açıklaması da yoktur. Çünkü bazen ilim sahasında geri düşmüş, bazen kültür sanatta tesir altında kalmış, bazen kıtlık ve zorluklardan geçmiştir. Zaten sefer ruhu hâlihazırda korunduğu için ilimde, bilimde, kültürde, sanatta, ekonomide öne çıktığında dünyaya umut olacak kadar değerlidir.

Ukrayna-Rusya savaşında açtığı denklemler dahi böyledir. İHA’ları, SİHA’ları olmadan bu savaşta aldığı pozisyon, oynadığı rol mümkün değildir. Türkiye daha fazlasını da yapacak güçtedir.

Bazıları çalışmadan kazanır. Ama Türk’ün çalışmaktan başka çaresi yoktur. Azıcık bocaladığında çevresinin nasıl ateş çemberine döndüğü herkese malumdur.

Türkiye kurtuluş savaşını verebildiği için Pakistan bugün özgürdür. Macron, Cezayir’de rahat gezemiyorsa biraz da Türkiye ayağa kalktığı içindir. Ve daha nicesi…

Gazi Mehmet Ali Soy’un büyük zaferle ilgili eski tarihli TRT röportajındaki sözleri kulağımdan, hafızamdan asla silinmez sanırım;

“Sancağımızın önünden bir kurt geçti! Dedik, zafer bizim inşallah! Zafer bizim! Böyle de asker bağırdı! Zafer bizim!”

Şimdi, Türkiye’nin çevresine ne kadar istihkâm kurulursa kurulsun tümü 30 Ağustos’taki gibi savrulup atılacaktır. O gün olduğu gibi kendi topları, kendi tüfekleri bozgunlarıyla beraber kendilerine çevrilecektir.

Hele Türkiye, bugün içinden geçtiği ekonomik ortamdan çıksın o gün bambaşka bir hikâyenin şekillenmeye başladığı anlaşılacaktır. Tüm göstergeleri pozitifken, herkes küçülüyor kendisi büyüyorken, enflasyonu kontrol gücü hala varken, ücret artışlarını güçlü tutup istihdamı artırabiliyorken, tek bir cari açık göstergesi üzerinden onulmaz senaryolar kurmak, çalışkan Türkiye’ye haksızlıktır.

Cari açığın da doğrudan yatırımlarla azalmaya başladığı bir periyoda girildi. Kur dengede kalırsa vadeli emtia piyasalarındaki gelişmelerin dezenflasyonist bir etkisi de oluşacaktır.

Sermaye, uluslararası yatırımlar, ticaret hatları adres ararken Türkiye, bir daha kırılganlık senaryosu yazılamayacak bir ekonomi olmaya çok yakındır. Büyümesini sürdürmesi bu yüzden önemlidir. Büyüme adres arayanları cezbedecek tek faktördür.

Baz etkisi çalışınca enflasyonu politikalarıyla gerçekten baskılasın, alt gelir grubunu kayırsın, piyasada lakaytlığa göz açtırmasın yeter.

Türkiye, vizyonunun, hani eskiden polaroid denen, anlık fotoğraf makinesiyle bir fotoğrafını çekti. Siyah fotoğraf kâğıdı yavaş yavaş renklenmeye başladıkça bu vizyonun gerçekleştirilebilme potansiyeli gözükecektir. Bu fotoğraftan dostlarını heyecanlandıracak hasımlarını kedere gark edecek güzel bir manzara çıkmaması neredeyse mümkün değildir. Belki dünyadaki en güvenilir limanlardan birisi olarak konumlanacaktır Türkiye. Belki de bunun için biraz daha yol alması gerektiği anlaşılacak ama her halükarda şimdikinden daha iyi bir yerde çıkacaktır.

Bu sivil, yerli ve milli bir reel kesim ekonomisidir. Geçmediği stres testi kalmadı. Türkiye’yi yarınlara taşıyacak yatırımları yapacak ya da yapanlara destek olacak bir ortam oluşacağının sinyalleri yakında gelmeye başlayacaktır. O andan itibaren ekonominin aktörleri, kendilerine yazılan kırılganlık senaryolarından çıkmak ve yarınları gerçekleştirmek için seferini yapmaktan geri durmayacaktır.

Bugün, üzerine daha pozitif olunacak Türkiye’den başka bir ekonomi yok.

DÜZELTME

Geçen yazımda TMSF’nin güvence kapsamına tüzelkişileri dâhil etmesinin %30 civarı ilave prim getireceği şeklinde bir hesaplamam olduğunu yazmıştım. Epey uzak bir hesaplama olmuş. Kurum temsilcileri bilgi verdiler. Öncelikle 15 günde bir değil 3 ayda bir prim hesabı yapıldığını, Uluslararası Mevduat Sigortacıları Birliği’nin tüzelkişi mevduatın kapsama alınması prensibi bulunduğunu ifade ettiler. Prim geliri artışı konusuna gelince projeksiyonlarının %13’lük bir katkıya işaret ettiğini belirttiler. Piyasalar için önemli olabilecek bu istatistiği ve düzeltmeyi böylece paylaşmış olayım.

QOSHE - Zafer Bayramı - Yusuf Dinç
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Zafer Bayramı

6 0 1
30.08.2022

Yeni Şafak · Yusuf Dinç - Zafer Bayramı

Türk, sefer sorumluluğunu bırakmamış olana denir. Malazgirt’ten Dumlupınar’a Afrin’den Trablus’a Kıbrıs’tan Karabağ’a hiçbir zaman da sorumluluğunu bırakmamıştır. Türk’ün devletinin illa ve ancak bir gazi tarafından kurulabilmesi bize bunu anlatır.

İstiklalini elinden hiç çıkarmamış olmasının daha iyi bir açıklaması da yoktur. Çünkü bazen ilim sahasında geri düşmüş, bazen kültür sanatta tesir altında kalmış, bazen kıtlık ve zorluklardan geçmiştir. Zaten sefer ruhu hâlihazırda korunduğu için ilimde, bilimde, kültürde, sanatta, ekonomide öne çıktığında dünyaya umut olacak kadar değerlidir.

Ukrayna-Rusya savaşında açtığı denklemler dahi böyledir. İHA’ları, SİHA’ları olmadan bu savaşta aldığı pozisyon, oynadığı rol mümkün değildir. Türkiye daha fazlasını da yapacak güçtedir.

Bazıları çalışmadan kazanır. Ama Türk’ün çalışmaktan başka çaresi yoktur. Azıcık bocaladığında çevresinin nasıl ateş çemberine döndüğü herkese malumdur.

Türkiye kurtuluş savaşını verebildiği için Pakistan bugün özgürdür. Macron, Cezayir’de rahat gezemiyorsa biraz da Türkiye ayağa kalktığı içindir. Ve daha nicesi…

Gazi Mehmet Ali Soy’un büyük zaferle ilgili eski tarihli TRT röportajındaki sözleri kulağımdan, hafızamdan asla silinmez sanırım;

“Sancağımızın önünden bir kurt geçti! Dedik, zafer bizim inşallah!........

© Yeni Şafak


Get it on Google Play