Türkiye’de Tuna 1 Kuyusu’ndaki gazın hiç var olmadığını, varsa da kullanıma sunulamayacağını zanneden birçok kişi var. Bayraktar İHA ve SİHA’larının maket drone olduğunu düşünenler var. Tüm bilimsel açıklamalara rağmen net hata noksanın gayrimeşruluk hikâyesi olduğuna inananlar var. KKM’de devletin taahhütlerini yerine getirmeyeceğini iddia edip yanıldıkları gibi sosyal konutun teslim edilmeyeceği tezini savunuyorlar. Türkiye’nin Afganistan olacağını düşünüyorlar.

Gerçekten sürreal bir dünyada yaşıyorlar. Ya da beslendikleri yayınlar ve hesaplarca öyle yaşamaya itiliyorlar. Yazık. Sürüklendikleri saçmalık batağından onları çıkarmak lazım…

Ukrayna’da hakikaten Bayraktarlar var ve etkin savaşıyorlar, diye birisi bir laf etse şok oluyorlar.

Avrasya Tüneli’nin açıldığına, Marmaray’ın çalıştığına da inanmamışlardı. Gidip gerçek mi diye test ettiler. Bilenler bilir Marmaray çok turistik bir aktivitedir. Turistler sırf görmek için Marmaray’dan karşıya geçip Türkiye’nin başarısını takdir ederken, sürreal düzlemdekiler Marmaray’ın gerçek olduğunu anladıkları testlerden sonra ne hissettiler, bilmiyorum.

Togg’un yapıldığına veya yapılabileceğine de hiç inanmadılar. Fabrika yok ortada, dediler. Açılınca da bir süre inanmayacaklar. Sonra da gereksiz diyecekler. Gerçekten gerekli mi olduğu üzerine bazı veriler sunmak istiyorum.

Çok uluslu bir araştırma şirketi olan Bernstein’ın, Dünya Ekonomik Forumu’na konu olmuş raporlarına göre 2040 yılında dünyada şu an 1,4 milyar civarı olan araç sayısı 2 milyara çıkacak. 400 milyon civarı olan kamyon sayısı 800 milyona ulaşacak.

Yani 20 yıl gibi bir sürede araç sayısı neredeyse ikiye katlanacak. Türkiye’de de durumun böyle olması beklenebilir. Açıkçası ben Türkiye’nin kendi patikasındaki gelişimiyle raporun global öngörüsünün ilerisine geçip bugünkünün iki katından daha fazla araca sahip olacağını da düşünüyorum.

Aynı araştırma grubu 2040 itibariyle elektrikli araç sayısının 600 milyona ulaşacağını da tahmin ediyor. Şu anki elektrikli otomobil sayısının 20 milyondan daha az hesaplandığına dikkatinizi çekmek isterim. Batarya fiyatlarının trend içinde düşeceği de öngörülüyor.

Bu veriler ve Togg yatırımından beklentiler göz önüne alındığında Türkiye pazarında önemli bir payın Togg’a geçmesi bana muhtemel geliyor. Vergi politikasının bu anlamda bir rol oynayacağını göz ardı etmeden beklentimi kurduğumu da belirtmek isterim.

Ancak Türkiye’deki şehirleşme bu anlamda bir engel gibi görünüyor. Çünkü mevcut yapılaşma istasyonlardan hizmet almaya icbar eder durumda. Bunun kullanıcı için hem planlama hem de maliyet kısıtı yaratacağı aşikâr. Mevcut durumda şarj istasyonu kurmanın altyapı maliyeti yüksek… Bir istasyon olsun da günde 30 civarı aracı tam şarj edebilecek durumda. Akaryakıtta bir istasyon saatte belki 30 araca hizmet verebiliyor. Bu şartlar altında kw fiyatı istasyonlarda 9 lira civarı. Evden şarj imkânı olanlar 2 lira/kw gibi bir maliyete sahip bugün için. Bir de halen 2000 civarı olan istasyon sayısının kısa zamanda 20 bine çıkarılması hedeflense de kullanıcı bulunduğu yer ve istasyonu kullanacağı süre bakımından planlama yapmak durumunda.

Bu yüzden kentsel dönüşüm belirleyici olacak. Şehirleşme ile binek kullanımı artık elektrikli otomobille daha iç içe konular haline geldi. Büyük şehirlerdeki yapılaşma ve apartman düzeni elektrikli araç sahibi olmanın şimdilik bir zorluğu gibi duruyor. Ben Togg’un kentsel dönüşüm talebini tabana indireceğini de düşünüyorum.

Togg ve Sosyal Konut

Dahası bugün temeli atılacak sosyal konut projelerinin emsal oluşturarak bu anlamda bir milat olmasını da bekliyorum. Akıllı şehir konseptindeki bu projelerde, şarj istasyonlarını, belki de yenilenebilir enerjisiyle, mukimlerine sunması mümkün. Bu hafta gündemin ana konuları olan Togg ve sosyal konut projelerini birbirinden bağımsız düşünmemek gerekir.

Sosyal konut yatırımlarının ve kentsel dönüşümün etkin gelişeceği, diğer taraftan pil kabiliyetlerinin hem şarj süresi hem menzil bakımından daha iyi bir duruma geleceği düşünüldüğünde Togg’un gelecek projeksiyonu anlamlı hale geliyor. Türkiye’de araç sayısı artarken çevrenin kirlenmeyecek olması da cabası.

Togg olmasa araç sayısı artacak diğer taraftan çevre de mevcut yakıt tercihleri göz önüne alınırsa daha fazla kirlenecekti. Togg, Türkiye’de otomobil alanların yakıt tercihlerini daha esnek değerlendirmelerini gerektirecek bir yatırım.

Bir de bu yatırımın pozitif dışsallıkları var. Togg’un etrafında önemli kısmı ileri teknoloji barındıracak güçlü bir eko-sistem ortaya çıkacak. Özellikle otomotiv endüstrisi otonoma geçerken yazılım tarafında büyük hikâyeler yazılacak. Nihayet ihtiyaç duyulan nitelikli iş alanları açılabilecek. İthal ikamesinde sadece otomobil değil, belki bir kısmı öngörülse de büyük bir bölümü henüz öngörülemeyen diğer birçok kalemde sinerji yaratılacak. Fevkalade bir kaldıraç ortaya çıkacak.

Bir de meselenin davranışsal boyutu var. Togg, yeni Türkiye’nin bir habercisi. Türkiye’nin vizyonunun, kapasitesinin ve kabiliyetlerinin geliştiğinin ve aynı zamanda gelişeceğinin bir sembolü. Bir eksik tamamlama yatırımı değil, gelecek inşa ediliyor. İyi ki Togg var.

QOSHE - Yeni Türkiye’nin habercisi Togg - Yusuf Dinç
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Yeni Türkiye’nin habercisi Togg

41 7 1
25.10.2022

Türkiye’de Tuna 1 Kuyusu’ndaki gazın hiç var olmadığını, varsa da kullanıma sunulamayacağını zanneden birçok kişi var. Bayraktar İHA ve SİHA’larının maket drone olduğunu düşünenler var. Tüm bilimsel açıklamalara rağmen net hata noksanın gayrimeşruluk hikâyesi olduğuna inananlar var. KKM’de devletin taahhütlerini yerine getirmeyeceğini iddia edip yanıldıkları gibi sosyal konutun teslim edilmeyeceği tezini savunuyorlar. Türkiye’nin Afganistan olacağını düşünüyorlar.

Gerçekten sürreal bir dünyada yaşıyorlar. Ya da beslendikleri yayınlar ve hesaplarca öyle yaşamaya itiliyorlar. Yazık. Sürüklendikleri saçmalık batağından onları çıkarmak lazım…

Ukrayna’da hakikaten Bayraktarlar var ve etkin savaşıyorlar, diye birisi bir laf etse şok oluyorlar.

Avrasya Tüneli’nin açıldığına, Marmaray’ın çalıştığına da inanmamışlardı. Gidip gerçek mi diye test ettiler. Bilenler bilir Marmaray çok turistik bir aktivitedir. Turistler sırf görmek için Marmaray’dan karşıya geçip Türkiye’nin başarısını takdir ederken, sürreal düzlemdekiler Marmaray’ın gerçek olduğunu anladıkları testlerden sonra ne hissettiler, bilmiyorum.

Togg’un yapıldığına veya yapılabileceğine de hiç inanmadılar. Fabrika yok ortada, dediler. Açılınca da bir süre inanmayacaklar. Sonra da gereksiz diyecekler. Gerçekten gerekli mi olduğu üzerine bazı veriler sunmak istiyorum.

Çok uluslu bir araştırma şirketi olan Bernstein’ın, Dünya Ekonomik Forumu’na konu olmuş raporlarına göre 2040 yılında dünyada şu an 1,4 milyar civarı olan araç sayısı 2 milyara çıkacak. 400 milyon civarı olan kamyon sayısı 800 milyona ulaşacak.

Yani 20 yıl gibi bir sürede araç sayısı neredeyse ikiye katlanacak. Türkiye’de de durumun böyle olması beklenebilir.........

© Yeni Şafak


Get it on Google Play