We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Ücret-enflasyon mu, gelirin yeniden dağıtılması mı?

8 1 1
10.07.2022

Türkiye’nin bugün aşamadığı tartışmaların gerisinde ekonomideki gelir ilişkilerini enflasyonla açıklayan ana akım yaklaşıma sadık kalması yatar. Çünkü zaten bu tartışmalar aşılamasın diye gelir ilişkileri kapitalizmde enflasyonla açıklanır. Mesela ücret artışı meselesi...

Gerçekten ücret artışının gerekliliği, modellenmesi ve miktarı dâhil bağlamdaki tüm tartışma enflasyonla ilişkilendirildiği için kapitalist teorinin tuzağına düşülmektedir.

Ücretler seviyesi enflasyonun bir sonucu değildir. Ücret artışlarını enflasyonla ilişkilendirip çözümleme yapmak yanlıştır. Ücret, enflasyon arttığı için artırılmaz.

Ücret, emeğin üretilen gelirden aldığı paydır. Bu pay, esasen sağladığı katma değerle ölçülür. Yani sunduğu katma değer ücret seviyesini belirler. O yüzden emek, katma değerli işleri tercih eder, iyi vizyonlara katkı vermek ister.

Emeğin üretim sürecindeki katma değerinin payı, yaratılan gelirin dağıtımında rant, kar veya faiz uman diğer üretim faktörleri lehine bir biçimde az kalırsa dağıtımın yeniden düzenlenmesi gerekir. Mevcut teoriler bunu mutlak olarak ya da adaleti arkaya bırakarak çözer, eğer bunlar çözümse. Elbette ben bir kurt taksimini tartışmıyorum. Hakkın yeniden dağıtılmasını tartışıyorum.

Çizdiğim bu çerçeveden tamamen kopuk biçimde enflasyonla ücret ilişkisi kurmanın amacı sadece habis bir sarmalın işlemesini sağlamak üzere teorik destek vermektir. Bu sarmal türevleriyle beraber ekonomiyi sürdürülemez bir yere iterek kapitalist fırsatçılığın avını yakalayıp yemesi üzere örülen bir ağdır aslında. Türkiye de son ücret artışı sürecinde maalesef bu tuzağın içine düşmüştür. Sistem tüm bileşenleriyle........

© Yeni Şafak


Get it on Google Play