Yeni Şafak · YUSUF DİNÇ - Las Vegas Yapay Zekâ Laboratuvarı

Amerika farklı bir yer. Amerika’nın farklılıkları hakkında gidip görmeye gerek kalmayacak kadar Hollywood filmleri herkesi fikir sahibi yapmıştır, sanırım. Kültürü, alışkanlıkları, teknolojik kabiliyetleri, toplumsal ilişkiler değişik… Bazen aşırı Darwinist. Hayatta kalmak kesinlikle ve sadece rekabetçi bir deneyim. Dayanışma her halde tam bir lütuf. Bu şartlar altında var olması zor ama şimdilik kurtarırı var; çalışmanın ve çalışanın övülmesi…

Osmanlı mesela genişleyebildikçe sürdürülebilirliğini sağlamıştı, Amerika ise iş yaratabildikçe zor da olsa bir süre daha sürdürebilir, gibi geliyor.

Amerika’nın farklılıklarından birisi de sıfırdan şehir yaratma tecrübesidir. Türkiye mesela sadece Ankara’yı icat etmiştir. Neredeyse diğer tüm şehirleri kadimdir. Avusturalya’yı falan çık çok ülke de böyledir.

Amerika ise belki de dünyada en çok şehir icat edilen yerdir. Hatta tüm Amerika kıtası böyledir.

Amerika’nın tam tematik şehirleri de vardır. Bunlardan birisi de Las Vegas...

Las Vegas altına hücum zamanlarında ortaya çıkmış bir demiryolu kasabasıyken altın çıkmayınca sürpriz bir akıbete uğramış.

Kızılderili toprağı olan bu yer uğradıkları büyük soykırımın bedeli olarak verilen imtiyazlar, bağlı olduğu Nevada’da 1931’de kumarın serbest bırakılması ve yakın olan Los Angeles’taki gayrimeşru kumarla mücadele şehrin yönünü tayin etmiş gibi görünse de aslında Vegas, Colorado nehrinin bir çocuğu.

Belki Eski Mısır şehirlerinin Nil’in çocukları olmasına benzer bir hikâye ama çok daha modern. Çünkü nehrin sulama kabiliyeti değil, nehir üzerine 1930’larda kurulan ve bugün dahi dünyanın 6. büyük barajı durumunda olan Hoover’dan sağlanan elektrik, belirleyici olmuş. Elektrikle buluşan Vegas, ışık ve aydınlatması ve bunlar etrafında gelişen kabiliyetleriyle ön plana çıkmış. (Hatta önemli misafirlerine hala meşhur Las Vegas tabelasında kullanılan ampullerden hediye ediyorlar.) Colorado nehrini kutsar gibi, mimari denemelere piramit bir otel de katılmış.

Aslında ünlülerin bu ilk zamanlarda Vegas’a kumara gelmesi, burada onlarla şovlar ve konserler tertip edilmesi şehrin şekillenmesinde belirleyici olmuş.

Böylece 1900’lerin ortasına gelindiğinde bu küçük kasabadan bir şehir çıkmış ve kumarın ve şovun başkenti haline gelmiş.

Vegas şu anda milyarlarca dolarlık bir hizmet ekonomisine sahip. Konaklama, yeme-içme, şovlar ve etkinlikler göz ardı edilemeyecek kadar gelir yaratsa da en geride kumar, şehrin temel motivasyonu olarak ön plana çıkıyor. Çöl güneşi de rolünü oynarken temalar ışıkla birleşiyor. Tüm bunlar rakama da dönüşüyor.

Bir araştırma kuruluşunun raporu 2022’de gazinolar, şans oyunları, spor bahisleri vb başlıklarda 500 milyar dolar civarı kumar hacmi oluştuğunu gösteriyor. 2030’a gelindiğinde rakam katlanarak 1 trilyon dolara ulaşmış olacak.

İllegal kumar tarafında rakamlar daha büyük. 2021 yılında Birleşmiş Milletler tarafından yayınlanan bir araştırma sadece illegal spor bahislerinde 350 milyar dolar ila 1,7 trilyon dolar döndüğünü gösteriyor. Üstelik araştırmalar mesela dijital kanallarda illegal kumar oynayanların sadece %18’inin durumdan haberdar olduğunu gösteriyor.

Legal tarafta Vegas dünyanın en büyük kumar şehri. Onu Çin’den Macau, Monaco, Singapur, Londra takip ediyor. Vegas’ın 2022 için 30 milyar dolara varan bir kumar hacmine sahip olduğu düşünülüyor.

Vegas’ta sövenler, sevinenler, kutlama yapanlar, öfkelenenler, hınçlananlar hepsi bir arada tutuluyor. Vegas tüm davranışları bir laboratuvar gibi işleyen büyük bir makine sanki. Ve bu makinede kumarı makineler oynatıyor. İşin bu kısmıysa beni ürkütüyor. Çünkü tüm zaaflarıyla, sınırlarıyla ve sınırsızlıklarıyla insanı tanıma potansiyelleri var.

İnsan sisteme sürekli büyük veri aktarıyor. Aleyhine mi lehine mi kullanılacağını bilmiyor. Kapitalistlerin elinde lehe görünenlerin bile aleyhe olduğunun farkında da değil.

İnsanın tercihlerinin, ihtiyaçlarının, isteklerinin ve zaaflarının verisini kapitalistlere aktarması yeterince büyük bir kumar… Mesela bu verilerden en sonunda herkesin kendinin satın almak isteyeceği bir optimum ürün çıkarsa (örneğin çocuk isteyen bir kadın için hayalindeki bebek)? Böyle bir ürüne hangi fiyatın ödenmesi gerekecek?

Ben öyle sanıyorum ki; kumar fiyatı tayin edil(e)meyen (satan için edilmeyen, alan için edilemeyen) ürünün bedeli olacak. Tüketici rantı sıfırlanacak. Kapitalist tekel, tahakkümünü işte ancak böyle kuracak. Az sayıdaki ürün çok yüksek bedellere sunulacak.

Vegas bu yüzden kapitalistler için çok önemli olmalı. Veriler toplanageliyorsa insanlık kapitalizmin zirvesini görecek. Altınvuruş gibi bir kumar icat edilecek. İnsanlar yeterince derviş kalabilecek mi, sürdürülebilir devlet kalacak mı, o gün geldiğinde göreceğiz.

QOSHE - Las Vegas Yapay Zekâ Laboratuvarı - Yusuf Dinç
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Las Vegas Yapay Zekâ Laboratuvarı

16 3 3
23.10.2022

Yeni Şafak · YUSUF DİNÇ - Las Vegas Yapay Zekâ Laboratuvarı

Amerika farklı bir yer. Amerika’nın farklılıkları hakkında gidip görmeye gerek kalmayacak kadar Hollywood filmleri herkesi fikir sahibi yapmıştır, sanırım. Kültürü, alışkanlıkları, teknolojik kabiliyetleri, toplumsal ilişkiler değişik… Bazen aşırı Darwinist. Hayatta kalmak kesinlikle ve sadece rekabetçi bir deneyim. Dayanışma her halde tam bir lütuf. Bu şartlar altında var olması zor ama şimdilik kurtarırı var; çalışmanın ve çalışanın övülmesi…

Osmanlı mesela genişleyebildikçe sürdürülebilirliğini sağlamıştı, Amerika ise iş yaratabildikçe zor da olsa bir süre daha sürdürebilir, gibi geliyor.

Amerika’nın farklılıklarından birisi de sıfırdan şehir yaratma tecrübesidir. Türkiye mesela sadece Ankara’yı icat etmiştir. Neredeyse diğer tüm şehirleri kadimdir. Avusturalya’yı falan çık çok ülke de böyledir.

Amerika ise belki de dünyada en çok şehir icat edilen yerdir. Hatta tüm Amerika kıtası böyledir.

Amerika’nın tam tematik şehirleri de vardır. Bunlardan birisi de Las Vegas...

Las Vegas altına hücum zamanlarında ortaya çıkmış bir demiryolu kasabasıyken altın çıkmayınca sürpriz bir akıbete uğramış.

Kızılderili toprağı olan bu yer uğradıkları büyük soykırımın bedeli olarak verilen imtiyazlar, bağlı olduğu Nevada’da 1931’de kumarın serbest bırakılması ve yakın olan Los Angeles’taki gayrimeşru kumarla mücadele şehrin yönünü tayin etmiş gibi görünse de aslında Vegas, Colorado nehrinin bir çocuğu.

Belki Eski Mısır şehirlerinin Nil’in çocukları olmasına benzer........

© Yeni Şafak


Get it on Google Play