Türkiye, Karadeniz’in en sıcak günlerinden geçiyor olmasına rağmen Tuna-1 kuyusunda gazını buldu. Karadaki tesislerini kurup 170 km’lik boru hattını döşeyerek gazı karaya çıkarmanın en zahmetli kısmını bitirdi. Böylece Türkiye, Mart 2023’te kendi gazını kullanmaya yaklaştı.

Bu çok büyük bir başarıdır. Herkesin keşke bizim olsa diyeceği türden bir başarıdır. Hatta Yunanistan gibi çoklarınca keşke bizim olsa dense de ne sondajının, ne altyapısının ne de başka bir yatırımının dahi yapılamayacağı, finansmanının sağlanamayacağı bir başarıdır.

Türkiye’yi enerji merkezi yapacak üretici kimliğine yaklaştıran bir başarıdır. Dahası uluslararası pazarlarda gaz alış-verişlerinde Türkiye’nin pazarlık gücünü artıracaktır. Öyle sanıyorum ki Türkiye sene başından itibaren gerek fiyatı gerekse ödeme planı bakımından çok daha uygun maliyetle gaz ithalatı yapabilecektir. Sanayi yatırımları için şimdikinden dahi çok cazip bir ekonomi haline gelecektir.

Türkiye’nin makro göstergeleri de böylece bambaşka karakter alacaktır. Cari açığını yönetmede daha mahir bir karakter kazanacaktır. Enerji hariç hesaplandığında Türkiye’nin cari fazla veren bir ekonomi olmasından bahsetmiyorum tek başına. Enerjiye yakın olmak isteyecek birçok sanayi yatırımının adres olarak Türkiye’yi tercih edeceğini de kastediyorum. Bu daha çok ihracat daha fazla döviz girişi, daha fazla iş hem gelecek yatırımlar anlamında yeterince seçici olunabilirse daha nitelikli iş demek.

Ekim ayıyla beraber ekonomide bazı parametrelerin yavaşlamaya başladığını gördük. Hatta son çeyrek itibariyle enflasyon tarafında çalışması umulan baz etkisi büyüme tarafında istenmeyen bir yönde çalışacak. Sadece Türkiye için de değil dünyanın neredeyse tamamı 2021’in son çeyreğinde hem güçlü enflasyon hem güçlü bir büyüme göstermişti.

Bu şartlar altında baz etkisiyle küresel ölçekte enflasyon düşecek ama büyüme de yavaşlayacak. Türkiye için de aynısı olacak ama sene başından itibaren politikalarının sağladığı kaldıraç ve enerji denkleminde kavuşacağı esneklikle Türkiye, hoşumuza gidecek şekilde tüm diğer ekonomilerden daha iyi bir performans gösterecek.

Türkiye, dünya için çok zor geçen bir yılı çok da kötü bitirmedi. Politika tercihleri belli göstergelerde avantaj da sağladı. Enflasyon mücadelesi ücret artışlarını da içine aldığından dengelemenin gerçekleşeceği 2023 yılında gelir adaleti de daha iyi bir yere gelmiş olacak. Gelişmiş ekonomilerin dengelemesi 2024’e taşarken erken dengelenme başka fırsatlar da açacak.

16. Uluslararası Bilgi, Ekonomi ve Yönetim Kongresi açılışında konuşan Hazine ve Maliye Bakanı Dr. Nurettin Nebati’nin “Ocak 2023’ten itibaren gaza basacağız” şeklindeki açıklamasının işaret ettiği olguların da bunlar olduğunu düşünüyorum. Ocak-gaz ikilisinin de dünya için manidar olduğunu not etmek isterim.

Türkiye artık umulan, içten içe özlenen Türkiye olacak. Tarihe hasret duymaktan sıkıldı. Eski Türklerin başarılarının dünyaya damgasını vurduğu çağlarda yaşamak dileğinden, geçmişte yaşamak arzusunun mecnunluğundan çıkmalı. Yeni Türklerin geleceğinden bahsetmeli. Ertuğrul Gazi’nin bir obanın çadırında kurduğu vizyonun bir benzeri artık kurulmalıydı. Nihayet o günler geldi. Hoş geldi.

QOSHE - Gaz kapıda ocak gazda - Yusuf Dinç
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Gaz kapıda ocak gazda

11 3 1
20.11.2022

Türkiye, Karadeniz’in en sıcak günlerinden geçiyor olmasına rağmen Tuna-1 kuyusunda gazını buldu. Karadaki tesislerini kurup 170 km’lik boru hattını döşeyerek gazı karaya çıkarmanın en zahmetli kısmını bitirdi. Böylece Türkiye, Mart 2023’te kendi gazını kullanmaya yaklaştı.

Bu çok büyük bir başarıdır. Herkesin keşke bizim olsa diyeceği türden bir başarıdır. Hatta Yunanistan gibi çoklarınca keşke bizim olsa dense de ne sondajının, ne altyapısının ne de başka bir yatırımının dahi yapılamayacağı, finansmanının sağlanamayacağı bir başarıdır.

Türkiye’yi enerji merkezi yapacak üretici kimliğine yaklaştıran bir başarıdır. Dahası uluslararası pazarlarda gaz alış-verişlerinde Türkiye’nin pazarlık gücünü artıracaktır. Öyle sanıyorum ki Türkiye sene başından itibaren gerek fiyatı gerekse ödeme planı bakımından çok daha uygun maliyetle gaz ithalatı yapabilecektir. Sanayi yatırımları için şimdikinden dahi çok cazip bir ekonomi haline gelecektir.

Türkiye’nin makro göstergeleri de böylece bambaşka karakter alacaktır. Cari açığını yönetmede daha........

© Yeni Şafak


Get it on Google Play