We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

ARGE harcamaları

12 8 1
02.08.2022

Bizim oralarda meşhur bir laf vardır; Hz. Âdem’i kaldırıp Yahyalı’da değişen bir şey var mı, diye sorsan, yok der, derler.

Bugün artık değişimin sürüklemediği hiçbir alan ve hiçbir yer kalmadığıysa bir gerçektir. Fakat değişim sürüklerken sürüklenir de… Küresel ölçekte değişimin sürüklendiği kanalsa düşünce dünyası bir yana araştırma ve geliştirme faaliyetleridir.

Araştırma ve geliştirmenin icra edildiği iki önemli mecra vardır; birincisi üniversiteler, ikincisiyse işletmelerdir. Üniversiteleri bakımından ön plana çıkan ekonomilerin işletmeleri bu nedenle şanslı addedilebilir. Gene de işletmecilikte konumlanma, toplam stratejinin önemli bir parçası olsa da üniversiteye yakınlık üzerinden fotokopici veya yurt değilse kendisine avantaj/dezavantaj hesaplayan yoktur. Türkiye bunun üzerine düşünebilir.

İkinci mecra olan işletmeler tarafında ise ekonominin beyin göçü cezbedebilme (bunun etrafındaki tüm faktörlerle beraber) kabiliyeti ve işletmelerin ARGE iştahının güçlü olması belirleyicidir. (Beyin göçü derken geçenlerde Avrupa’da bir yere gidip kebapçı yamağı olan doktor profilden bahsetmiyorum. Sonuçta Türkiye, kebapçıların en mutlu olduğu ülke…) Türkiye hala beyin göçü verse de varlığı ve kurumlarıyla beyin göçü alabilme kabiliyetlerini geliştirmiş bir ülkedir. Verdiği göç de memleketinden kopmadıkça bir avantaj olarak görülebilir. Aldığı beyin göçü bakımındansa Özellikle Kafkaslar, Balkanlar, Afrika, Ortadoğu, Güney Asya, Türk Cumhuriyetleri gibi çevrelerden güçlü bir taleple karşılaşmıştır ki bu hayli zengin bir çeşitliliktir. Maalesef artan kalabalık üzerinden belki Türkiye’ye katkı verebilecek nitelikli kitle de bugünlerde yükselen karşıtlık söylemlerinden etkilenmektedir. Etkilenseler de bu insanlar Türkiye’yi sevdikleri için buradalar. Kendi........

© Yeni Şafak


Get it on Google Play