menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Okuldaki şiddet: Toplumsal rahatsızlığımızın semptomu

182 0
18.04.2026

Şanlıurfa’daki bir okulda yaşanan ve çok sayıda öğrencinin yaralandığı hadisenin şaşkınlığı henüz dinmemişken, Kahramanmaraş’tan gelen daha ağır haber hafızamı yıllar öncesine götürdü:

Batman’daki genç kadın intiharlarına…

O günlerde de peş peşe yaşanan hadiseleri açıklamak için yaş, ekonomik durum, aile yapısı, eğitim seviyesi gibi birçok ortak değişken aranıyordu. Benim en dikkat çekici bulduğum ortak nokta ise başka bir şeydi:

Her olay, bir öncekinden etkileniyor; bir önceki, sonrakini tetikliyordu.

Daha sonra dünya literatüründe de karşılığını bulan bu durum, bugün sosyal psikolojide

“taklit etkisi” ya da “bulaşma etkisi”

olarak biliniyor. İntihar haberlerinin veriliş biçimi nasıl yeni vakaları teşvik edebiliyorsa, şiddet de aynı şekilde dolaşıma girebiliyor.

Çünkü bulaşıcı olan sadece hastalık değildir; davranış da bulaşır.

İyilik bulaşır, nezaket bulaşır, merhamet bulaşır… Ama kötülük de bulaşır, hoyratlık da bulaşır, şiddet de bulaşır ve maalesef kötülüğün bulaşıcılığı iyiliğinkinden daha hızlıdır.

Marlyn Monroe

’nun intihar ettiği ay içinde ABD tarihinin en yüksek intiharlarının kaydedilmiş olması bu konudaki sosyolojik tespitlerin en önemli referansı olmuştur.

O yüzden açıkçası o dönemde, bu intiharları engellemek istiyorsak gerçekten intihar haberlerine sansür uygulanması gerektiğini savunmuştum.

Bugün de üçüncü sahife haberlerinin her birinin kim bilir başka nerelerde ne tür suçları tetiklediğini biliyor muyuz?

Özellikle her türlü sapkın davranışları şok edici haber iştahıyla sunan, parlatan, gözlerin içine sokan, bununla eğlendiren öğle kuşağı televizyon programları

nın toplumda nasıl bir yozlaşmaya yol açıyor olduğunu hala görmüyor muyuz?

Belki de

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan hadiseler

i bu çerçevede okumak gerekir. Bunlar sadece iki şehirde yaşanmış iki münferit olay değil;

toplum olarak nasıl bir iklim ürettiğimizin çarpıcı göstergeleridir.

Tam da insanın başkalarının davranışlarını model alarak öğrendiği yaşlarda, çocukların gözü önünde her türlü kötü örnek hoyratça sergileniyor. Trafikte, sokakta, pazarda, apartmanda, sosyal medyada, televizyon ekranlarında…

İnsanlar birbirleriyle konuşmuyor, birbirlerine saldırıyor.

Tartışmıyor, hakaret ediyor. İtiraz etmiyor, tehdit ediyor. Ve bütün bunlar çocukların........

© Yeni Şafak