We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

İslâm İşbirliği Teşkilatı’nın İsrail’le hesabı

45 10 7
24.10.2020

Geçtiğimiz günlerde İslam İşbirliği Teşkilatının (İİT) istişare toplantısı online olarak yapıldı. İslam dünyasının karşı karşıya olduğu bir çok meselenin konuşulması beklenen bu toplantıda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın özellikle son zamanlarda Fransa Cumhurbaşkanı Macron tarafından dilendirilen Islamofobik söylemlere karşı yaptığı eleştirilere son yazımızda değinmiştik.

Bu eleştirilerin önemli kısmı aslında Macron’dan ziyade İslam Dünyasını ilgilendiriyordu. Neticede Macron’un İslam ve Müslümanlar hakkında bu kadar cüretkar konuşmaları, İslam dünyasının tepkisizliğinden, bir bütün olarak tavır koyamamasından cesaret buluyor. Dahası, neticede Macron’un İslam nefreti ve düşmanlığı fiilen İslam dünyasının bazı yöneticilerinin İslam nefretinden daha fazla değil.

Biz daha Macron’un haddini aşan sözlerini konuşurken Birleşik Arap Emirliklerinden (BAE) Muhammed bin Zayed’in paralı gazetecisi Hamad al Mazrouei bir İsrailli gazeteye verdiği röportajda peygamber efendimizin 629 yılında Hayber Yahudilerini Medine’den haksız yere kovmuş olduğunu söyleme terbiyesizliğinde bulunmuş, hatta hızını alamayıp bundan dolayı Müslümanlar adına İsrail’den özür dilemiş. Bu zillet ve alçaklık seviyesine inmiş birinin sözleri Peygambere ve İslam’a eşi benzeri görülmemiş bir nefreti açığa vuruyor. Yüzyılın Anlaşması kepazeliğinin insanı düşürdüğü zilletin haddi hesabı olmadığını ortaya koyan ibretlik bir örnek.

İİT’nin tabii ki hariçten gelen saldırılara karşı bir ortak tavır, söylem ve işbirliği geliştirme yükümlülüğü var, ama bundan önce Teşkilatın gerçekten Müslümanları temsil vasfı kalmış mı? Ona bakmak lazım. Bunun için öncelikle Gayrı-Müslimlerin Müslümanlara yaptıklarından ziyade Müslümanların Müslümanlara........

© Yeni Şafak


Get it on Google Play