We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

İman ve inanılamayan

34 7 5
05.12.2020

Modernist pozitivist bilimselcilik karşısında yaşadığımız zihinsel savrulmaların inançlarımızı ne hale getirdiğine dair sayısız şahitlikler yaşıyoruz her gün. Oysa pozitivist akılcılığın hegemonyasına maruz kalan sadece Müslümanlar değil. Hıristiyanlar da bu tehdide maruzlar ve genellikle onların daha sorgusuz teslim olduklarını sanırız. Bu konuda yakınlarda çevirdiğim ve Tezkire’nin 71. sayısında yayınlanmış olan ünlü Katolik felsefeci John D. Caputo’nun bir makalesinden bir alıntıyla sizi baş başa bırakmak istiyorum. Yazıdan bir kesitin özetiyle. Bilahare üzerinde konuşuruz:

“O (Phronimos), ihtiyatlı bir insandır ve aptalca şeyler yapmaz. Şanslarının ne olduğunu bilir ve dikkatlice bir riskin alınmaya değer olduğunu düşünerek karar verir. Bu yüzden bir şeye inandığında, onun buna inanmak için iyi nedenlere sahip olduğuna yani oldukça inanılır olduğunu temin edilebiliriz. İnandığı şey güvenilirdir ve onun saflığı garantilidir. Onun düşüncesi inancın en yüksek gerçekleştirimi değil, mutedilliktir, çok fazla şeye çok kolay inanmak veya çok fazla direnişle çok az şeye inanmak değildir. Zira o bir şeylere ancak garantili ve makul olduğu ölçüde inanır. Fakat bu bir şeylere ancak onun böyle olduğunu gördüğü ölçüde ve delilin en büyük, gereken fiili inancın da en az olduğu yerde inanması demektir. İnançları mümkün (burada muhtemel veya olası) ilkesi etrafında örgütlendiği için de o her zaman en az inanç ile en fazla delilin mümkün olmasını gerektiren durumları tercih eder. İhtimallerin ölçeği kendisine karşı çalıştığında, o inancını bırakacak ve itimadını başka bir yere bırakacaktır. Dolayısıyla onun kalbini kazanmış olan, inanç değil, delildir, bu noktada inancın bir çeşit ilave veya onun asıl eylemini desteklemek üzere yetişen bütün delilleri beklerken kullandığı bir protez olduğunu görür.

Doğrusu, bir şeyler azıcık inanılmaz göründüğünde en çok ihtiyaç duyulan şey inanç değil midir? İnanç ancak bazı şeylere inanmanın imkansız olduğu ölçüde inanç değil midir? İnanca kesinlikle tuhaflıklar bize karşı olduğunda, herkesin devam etmenin çılgınca bir şey olduğunu düşündüğünde, bazı şeyler........

© Yeni Şafak


Get it on Google Play