We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Önyargılar keskin, küreselleşme zalim

5 11 0
23.10.2019

İstanbul’da düzenlenen TRT World Forum’da “Küreselleşen dünyada Kimlik Politikaları” panelinde konuşan Malezya Halkın Adaleti Partisi (HAP) lideri Enver İbrahim’in dediği gibi küreselleşme yeni bir icat değil.

Yıllar önce de Osmanlı imparatorluğu, Malaga Sultanlığı, Afrika, Hindistan, Çin, Latin Amerika arasında oldukça sık ticari ve siyasi ilişkiler vardı.

İki dönem arasındaki temel fark; Zihniyet farklılığı.

Batılı haydutların Afrika ülkelerini yağmalamalarını ve insanlarını da köleleştirmelerini saymazsak o dönemdeki küreselleşme karşılıklı ticaret yoluyla yapılıyordu ve her iki tarafın zenginleşmesi ile sonuçlanıyordu.

Bu dönemdeki küreselleşme bir tarafın sürekli zengin diğer tarafın sürekli yoksul kalmasıyla sonuçlanıyor.

O dönemde de belki sömürge zihniyeti vardı ama bu dönemdeki kadar belirgin ve acımasız değildi.

Bu dönemdeki küreselleşme, güce ve sömürüye dayalı olduğu için adı vahşi kapitalizm oldu.

**

Malezyalı başkan İbrahim, Türkiye’nin Suriye’deki operasyonunu Batı’nın neden anlayamadığını çözmüş; Batılı insanların sınır güvenliği gibi bir endişeleri olmadığı için Türkiye’nin sorununu anlayamıyorlar.

Batılı orada insan haklarının ihlal edildiğini zannediyor.

Daha doğrusu halkın insani anlayışlarını, o ülkenin siyasileri kendi amaçları doğrultusunda kullanıyorlar.

Siyasiler ön yargıları kalınlaştırıyorlar.

Batılıların da kendilerine gelen bir haberi, veya bir konuyu doğru mu yanlış mı diye araştırma gibi bir alışkanlıkları yok.

Bu konuda Avrupa ülkeleri ile İslam ülkelerininhalkları ortak.

Önyargı; Herkesin sahiplendiği küreselleşmenin doğurduğu gayri meşru bir çocuk.

Çünkü zahmetsiz ve kolay.

**

Örneğin küreselleşmenin ortak ürünlerinden biri de yabancı düşmanlığı.

Batı’da ve ABD’de İslamofobi ile yürürken bizde Türkiye’ye sığınan Suriyelilere düşmanlık olarak........

© Yeni Şafak