Trump’ın Ankara dosyasında Tel Aviv’e mesaj var
Her NATO zirvesi için “tarihi” denir. Ama bu zirve gerçekten öyle. 7-8 Temmuz’da Ankara’da düzenlenecek buluşma bir yönüyle dönüm noktası. Bu zirve sonunda gidişatın ne yöne olduğunu daha net göreceğiz. Batı ittifakı bu zirveyle kalibre edilecek. NATO’nun geleceği, ABD-NATO ilişkileri, Avrupa’nın güvenlik mimarisi, Türkiye’nin bu mimaride ve NATO’daki rolü (hatta Türk-Rus ilişkileriyle) ilgili artık daha çok fikrimiz olacak. Neresinden bakarsanız bakın… Türkiye için de çok önemli bir zirve bu. Ama bunun ötesine geçen bir durum var: Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD Başkanı Trump’la yapacağı görüşme zirveyi gölgede bırakabilir.
Trump’ın NATO buluşmasına ayaklarını sürüyerek geleceğini biliyoruz. Aslında katılmak istemiyordu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’la konuştuktan sonra fikrini değiştirdi. Dışişleri Bakanı Fidan, Moskova’da, aralarında bulunduğum bir kaç gazeteciye “Cumhurbaşkanımız olmasa Trump zirveye gelmeyecekti” demişti. Daha sonra Trump da bunu doğruladı. Kağıt üzerindeki gelişmeye bakarsak… Trump da zaten doğrudan NATO zirvesine gelmiyor. Ankara’ya resmi bir ziyaret gerçekleştiriyor. Yani diyebiliriz ki… Ankara’ya gelmişken NATO zirvesine de katılacak.
Trump geçtiğimiz hafta “güzel haberlerle Türkiye’ye geleceğini” söyledi. Çantasında neler var? Erdoğan ve Trump ne konuşacak? Bu soruların yanıtlarına eğileceğim ama önce, önümüzdeki hafta gerçekleşecek zirveyle ilgili bazı değerlendirmeleri aktarmam gerekiyor.
SAVUNMA İÇİN MUTABAKAT MUHTIRASI
Bu zirvenin gündemi belli: Bir. Külfet paylaşımı. Üyelerden GSYH’lerinin yüzde 5’ini savunmaya harcaması isteniyor. İki. Burası Avrupa’nın güvenlik mimarisi ve NATO’yu yakından ilgilendiriyor: Yeni görev tanımı. Bu NATO 3.0 olarak kodlanıyor. Avrupa ve Kanada’nın elini taşın altına koyduğu, caydırıcılığı artırdığı bir NATO formu (NATO Genel Sekreteri Rutte, Avrupa’nın Çin konusunda........
