İkinci aşama: Topyekûn müdahale hazırlığı
Suriye’deki gelişmeleri yakından izliyorum. Halep operasyonunun yapılacağını 9 Aralık’ta yazdığımı hatırlarsınız. Tam da söylediğimiz gibi “sınırlı”, “Müzakere için SDG’ye açık kapı bırakan, uyarı niteliğinde bir operasyon” oldu. (Bakınız; Birinci aşama: SDG’ye askeri uyarı hazırlığı, 9 Aralık.) O yazıda ikinci aşama ile ilgili de bazı detaylar vermiştim. Ancak ikinci aşamayı (yani topyekûn müdahale hazırlığını) ilgilendiren bazı gelişmeler var. Bu yüzden bir analiz daha yazarak son düğmeyi iliklemeliyim.
PKK VE BAĞLANTILARI İSTİSNA OLAMAZ
Tespit 1. Bölgede devlet dışı silahlı gruplara artık yer yok. Ankara ve ABD’nin benzer bir arayışta olması işleri kolaylaştırıyor. Hamas’ın (iki devletli çözüm kapsamında Filistin devleti kurulduktan sonra), Hizbullah’ın (Lübnan hükümeti ülkenin güneyinde silahsızlanmanın tamamlandığını açıkladı), hatta Haşdi Şabi’nin silah bırakmasının konuşulduğu bir konjonktürde, PKK ve bağlantıları bu sürecin dışında kalamaz.
Tespit 2. Ankara da Şam da bölgede istikrar ve huzur istiyor. Kimse kan dökme arayışında değil. Terör örgütünün kirli siciline rağmen bir yıldır SDG’nin ikna edilmeye çalışılması bunun göstergesi.
Tespit 3. Şam, devlet olgunluğu ile hareket ediyor. Suriye ordusunun kurumsallaşması ve donanımı için Türkiye ve bazı dost ülkeler ciddi katkı yapıyor.
Tespit 4. Son 30 yılda yaşanan çatışmalar şunu kanıtladı: Türkiye bölgedeki tüm halkların kardeşidir. Kötü gün dostudur. Sınırları ötesindeki her Türk’ün, her Kürt’ün, her Arap’ın; Balkanlar’daki, Türk dünyasındaki soydaşların, dindaşların garantörüdür. Bu pozitif, soğukkanlı, güngörmüş ve yapıcı yaklaşımın istisnası yoktur. Terör örgütü PKK/YPG/SDG de silah bırakıp makule geldiğinde refah vadeden bu yeni iklimin parçası........
