menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Rejim değişikliği ve olası senaryolar

23 0
09.03.2026

İran üzerinden rejim değişiklikleri konusunu konuştuğumuz bu günlerde, konunun teorik boyutuna eğilmemiz gerektiğini düşünüyorum. Oldukça zengin bir demografik çeşitliliğin yanı sıra 1979 gibi dramatik bir değişime sahne olan ve hemen akabinde rejim içerisindeki bölünmelerle siyasal alanı daraltan İran, rejim değişikliği ve toplumsal hareketler konusunda literatür açısından önemli bir laboratuvar.

Bir rejimin değişimini mümkün kılan hususlara baktığımızda askeri darbe, işgal girişimleri, ekonomik yaptırımlar ve toplumsal hareketler ön plana çıkmaktadır. Rejim değişikliği için söz konusu unsurlardan her biri müstakil olarak sahneye koyulacağı gibi farklı unsurların iç içe geçtiği melez desenli bir strateji de söz konusu olabilir. Örneğin bazı rejimlere dışarıdan askeri müdahale ile değişiklik hedeflenirken bazılarında askeri müdahale koşullarını mümkün kılacak bir dizi yaptırım ve ekonomik ambargo söz konusu olabilir. Fakat her rejim değişikliği girişimi yeni ve başarılı bir sistemin habercisi değildir. Nitekim Irak’ın işgali ve Libya’da NATO destekli gerçekleştirilen rejim değişikliği senaryoları bile uzun yıllar süren bir kaosu beraberinde getirmiştir.

Bugün İran’a daha yakından bakıldığında ABD ve İsrail’in rejim değişikliği senaryosunun iki aşamalı bir stratejiye yaslandığı görülmektedir. Birincisi lider ve etkili elitlerin elimine edilmesi (decapitation). İkincisi ise oluşması muhtemel boşluğu, içeride rejime mukavemet etme ihtimali olan geniş kitleleri mobilize ederek, toplumsal hareket üzerinden bir kırılganlık yaratmak ve bunu rejim değişikliğinin kaldıracı haline getirmek.

Trump ve Netanyahu, ilk aşamanın (Hamaney suikastı) hemen ardından içeride rejime muhalefet etme ihtimali olan insanları sokağa çağırmış ve akabinde uzun yıllardır ayrılıkçılık ya da iyi ihtimalle federatif taleplerle rejime muhalefet eden........

© Yeni Şafak