menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Malumun ilamı ve yeni yayılmacılık

16 0
05.01.2026

Uzunca süredir ABD’nin kendi yarım küresine çekilme kararı tartışılıyordu. Kürenin farklı yerlerindeki angajmanlarını asgariye indirmek suretiyle kendi çeperine odaklanan Trump, Monroe Doktrini’nin ilk aksiyonunu Venezuela’da gerçekleştirdi. Bir gece yarısı, adeta bir aksiyon filminin sekanslarında olduğu gibi, ABD özel birlikleri tarafından yapılan operasyonla. Trump’ın uzunca süredir CIA’yı yetkilendirdiği ve Venezuela’da operasyon için konuşlandırdığı dikkate alındığında bu operasyon bir biçimde malumun ilamı idi. İçeride, CIA aracılığıyla etkisini artıran bu operasyonun ABD açısından herhangi bir maliyete yol açmaması ise dikkate değer. Nitekim olaya ilişkin Trump ve ekibinin aktardığı kısımlar, cerrahi bir operasyonun yapıldığı ve olağanüstü bir başarının sergilendiği yönünde.

Peki görünen ve gösterilenin ötesinde, herhangi bir ülke bir başka ülkenin Devlet Başkanı’nı bu şekilde ülkesinden kaçırabilir mi? Bunu yapabilse bile hiçbir mukavemet ile karşılaşmaması ne kadar gerçekçi? ABD’nin kendi tarihinde ulus-aşırı operasyonlarına odaklandığımızda bile ciddi maliyetlere neden olan askeri darbe girişimleri, işgal ve müdahale gibi aksiyonlara tanık oluruz. Bu konudaki en önemli örnek 1979 İran İslam Devrimi sonrasındaki rehine krizidir.

Hatırlayacak olursak, devrim sonrasında Şah’ın ABD’ye sığınması iki ülke arasında ciddi sorunlara neden olmuştu. Bu gerginlik üzerine bir grup öğrencinin ABD Büyükelçiliği’ni basması ve oradakileri rehin alması uzunca sürecek bir krize neden olmuştu. Carter’ın diplomatik çabalarının karşılık bulmaması üzerine Nisan 1980’de “Kartal Pençesi Operasyonu” yapılmış ve bu operasyon ABD açısından başarısızlıkla........

© Yeni Şafak