menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kırmızı çizgiler ve Suriye

20 0
thursday

Ekim 2024 itibarıyla gündeme gelen terörsüz Türkiye sürecinin en kritik aşamalarından biri olarak öngörülen Suriye sahası, pratikte bu öngörülerin ne denli haklı olduğunu da gösteriyor. İçeride terörsüz Türkiye'ye dair atılan adımların bölgesel düzlemde bazı somut göstergelerle tamamlanması yönündeki beklenti, an itibarıyla ciddi meydan okumalarla karşı karşıya. Süreci maksimalist taleplerle önemli ölçüde tıkayan ve zamana yayan SDG'nin yanı sıra Suriye'de istikrarı paranteze almak isteyen İsrail'in tutumları, bugünün en kritik konu başlıkları. Hiç kuşkusuz süreç başladığında hem Türkiye hem de bölgede ne gibi zorluklarla karşılaşılacağına dair birtakım öngörüler söz konusu idi. Bu nedenle oyun planı dahilinde hangi risk ve tehditlere yönelik ne tür bir mücadele sergileneceğine dair hazırlıklar söz konusu idi.

HALEP'İN TERÖRDEN ARINDIRILMASI VE CAYDIRICILIK

Halep'in terörden arındırılması operasyonunun bu bağlamda önemli bir yeri var. Her ne kadar Türkiye, bu sürecin bir parçası değilse de Şam yönetiminin attığı kararlı adımların takipçisi olmuş ve gerektiğinde destekten sakınılmayacağını da ifade etmiştir. Bu bağlamda Şam'ın, kendi imkan ve kapasitesinin de sınandığı bir operasyonda önemli bir başarı sağlanması gelecek açısından kritik bir gösterge. Nitekim ölçek itibarıyla farklılaşsa da Suriye'nin kuzeyinde de benzer bir mukavemet olması durumunda Şam yönetimi tarafından nasıl bir müdahalenin söz konusu olacağı netleşti.

Devrim sonrasında Halep'te etkili olduğu mahalleler üzerinden hem güvenlik unsurları hem de sivillere yönelik saldırılarında ısrar eden SDG/YPG unsurları için Şam'ın bu operasyonu kaçınılmazdı. Aksi bir durumda Şam yönetimi hem birleşik bir Suriye için enerjisinden yoksun kalacak hem de benzer unsurların ayrışması ya da mukavemeti durumunda daha da güçsüz kalacaktı. Bu nedenle söz konusu süreç hem operasyonel kapasiteye olan güveni artırdı hem de ayrışmadan yana olan gruplar için caydırıcılık üretti. Suriye sahasında olumlu bir adım olarak değerlendirilen bu durum, tahammül yükünün aşılması durumunda askeri seçeneğin masada olduğunu da gösterdi.

Bu........

© Yeni Şafak