Hibrit terör ve DEAŞ'ın yeniden canlandırılması

Farklı kapasite ve araçların eşgüdümlü bir biçimde kullanılmasıyla ortaya çıkan hibrit terör, son dönemde hem devlet hem de devlet dışı aktörlerin terör eylemlerini anlamamıza yardımcı olan bir çerçeve. Bilinen ve alışılagelen metotların yanı sıra silahlı olmayan kapasiteyi de terör sürecine dahil eden bu form, çoklu taktikler sergilemekte ve her bir aracı aynı stratejik hedefin unsurları olarak bir araya getirebilmektedir.

Teknolojinin yarattığı asimetrik etkiyi de etkili biçimde kullanan terör örgütlerinin silahlı olmayan kapasiteleri ile ilgili eylem alanlarına bakıldığında hibrit terör formunun nasıl çalıştığı da görülmüş olur. Bu nedenle devlet dışı aktörlerle yürütülen terörle mücadele konseptinin dönüşümü, devletler açısından bu yeniliğe ayak uydurma ve bu doğrultuda kapasite geliştirmeyle doğrudan ilişkilidir.

Türkiye’nin son yıllarda PKK, DEAŞ ve FETÖ gibi terör örgütleri ile mücadelesi bir yönüyle hibrit terörün farklı boyutlarıyla mücadelenin de tarihidir.

DEAŞ FAKTÖRÜ

Suriye ve Irak gibi ülkelerdeki çatışmalardan yararlanarak petrol kaynakları gibi önemli araçları ele geçiren DEAŞ kısa süre içerisinde etki gücünü artırmış ve Asya’dan Avrupa’ya kadar olan geniş coğrafyada varlık göstermiştir. Nitekim 2015’te Fransa’da altı noktada eş zamanlı terör eylemi gerçekleştirmiş ve 130 kişinin ölümüne neden olmuştur. 2016 yılında İspanya ve ABD’de benzer saldırılara imza atan örgüt, yüzlerce insanı katletmiştir. Takip eden yıllarda Birleşik Krallık ve İspanya gibi ülkelerde de geniş ölçekli eylemlere imza atan DEAŞ, Endonezya ve Sri Lanka gibi ülkelerde de eylem yapabilmiştir.

Silahlı kapasite dışında dijital ve konvansiyonel medya araçlarını da profesyonel biçimde kullanan DEAŞ’in bu alanlardaki eylemleri de dikkat çekici. Dijital sahada aktif olan örgüt, oyunlar üzerinden militan devşirme, sosyal ağlar üzerinden ise manipülasyon stratejileri uygulamaktadır. Hedef kitleye göre içerik........

© Yeni Şafak