Utanmadınız mı?
Çin yönetimi, Türkiye’den bir grup “gazeteci”yi yine Doğu Türkistan’a götürmüş; yedirmiş, içirmiş,
gezdirmiş. Son zamanlarda gittikçe yoğunlaşan bu türden programların amacı elbette “bölgede herhangi bir problemin olmadığını” ispat gayreti. (İsrail’in sizi alıp Kudüs’e, Gazze’ye, Râmallah’a götürmesi, gezdirmesi, yedirip içirmesi; bu sırada da “terörle ve radikallikle mücadele” konusunda attığı adımları anlatması gibi düşünün.)
İlgili zevatın döndükten sonra yaptıkları paylaşım ve açıklamalara bakılırsa, Urumçi, Kaşgar ve Gulca şehirlerini gören heyet Çin’in kendilerine anlattığı senaryoya tamamen ikna olmuş: “Şincan” müreffeh ve zenginmiş mesela. Sokaklar tertemiz ve bakımlı, yemekler lezzetliymiş. Türk kültürü her şeyiyle yaşıyormuş. Camiler açık ve ibadet serbestmiş. Çin, sadece bazı mecburi güvenlik tedbirleri alıyormuş. Vesaire, vesaire…
Doğu Türkistan’a kendi imkânlarıyla bizzat gitmiş, orada Uygur Türklerine Çin tarafından uygulanan katı asimilasyon politikalarını hayatın her alanında gözlemlemiş, tarihî eserlerin ve ibadethanelerin güncel durumunu kayıt altına almış, döndükten sonra da gördüklerini kitaplaştırmış biri olarak, bu avanta geziye katılanlara sormak istediğim bazı sorular var:
* Seyahatiniz sırasında, Uygur Türkleriyle -yanı başınızda Çinli görevliler olmaksızın- baş başa sohbet etme veya sokak aralarında özgür biçimde dolaşma imkânı buldunuz mu?
* Şehirler veya........
