Tanımsızlık hali
Büyük Britanya’nın İşçi Partili Başbakanı Harold Wilson, 1968 yılının Ocak ayında yaptığı açıklamada “İngiliz askerlerinin Süveyş Kanalı’nın doğusundan tamamen çekileceğini” söylüyordu.
İngiltere, Asya’daki sömürgelerini “sömürgelikten çıkarmak yoluyla kendisine bağlama” yöntemini daha evvel kullanmış, bu sayede dünyanın uzak bölgelerindeki birçok ülkeden olabilecek en az kayıpla ayrılmayı başarmıştı. Ayrılırken hem ekonomik bağlantıların kurulmasını ihmal etmemiş, hem de uzun sömürge yıllarının ardından “bağımsızlık bahşeden şefkatli süper güç” sıfatını da kazanmayı bilmişti.
Şimdi aynı yöntem, Basra Körfezi’ndeki emirlik ve şeyhlikler için denenecekti. Başbakan Wilson’ın “Süveyş Kanalı’nın doğusu” derken kastettiği yer burasıydı.
25-27 Şubat 1968 tarihinde, Basra Körfezi’ndeki yerel yönetimler, İngiltere’nin yönlendirmesi ve cesaretlendirmesiyle bir federasyon oluşturmak üzere toplandılar. Bahreyn, Katar, Abu Dabi, Dubai, Acman, Fuceyre, Ra’su’l-Hayme, Şârika ve Ummu’l-Kayveyn’in yöneticileri Dubai’de düzenlenen toplantıda hazır bulundular. Uzun müzakereler sonucu, 17 maddeden oluşan “geçici anayasa” ortaya çıktı.
Geçici anayasaya göre, emirlikler kendi aralarında bir federasyon oluşturacaklar, sınırlarını birleştirecekler, sahil boyunca uzanan tek bir ülke konumuna geleceklerdi. Federasyonun üst yönetimi, her bir emirliğin şeyhinin üye olduğu dokuz kişilik bir konseyin elinde bulunacak, bu konseyin........
