menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yeni bir NATO mu?

191 0
06.07.2026

Pek çok çevre Ankara’da yapılacak olan NATO Zirvesi’nden diri ve yeni bir NATO çıkacağını düşünüyor. Ben o kanaatte değilim. NATO büyük bir varoluşsal kriz içinde.Ankara’dan çıkabilecek en büyük başarı, NATO’nun ihyâ edilmesi olabilir. Bunun da o kadar kolay olmadığını düşünüyorum.

NATO’nun varoluşsal krizi ,herkesin takdir edeceğini düşündüğüm üzere Sovyetler Birliği çöktükten ve Soğuk Savaş nihâyete erdikten sonra başladı.Hâdise NATO’nun mutlak zaferi olarak kutlanıyordu. Değil mi ki NATO Varşova Paktını devirmiş, Sovyetleri bükmüş ve târihe gömmüştü. Ama bunu mübalağa etmemek lâzımdır. NATO daha başından beri sorunlu bir zemin üzerinde kurulmuştu. .

Merhûm Mâhir Kaynak 1990’lardan başlayarak yaptığı analizlerde ezberleri bozuyor, bu iki kıt’anın çok farklı menfaatleri temsil ettiğine ve mütemâdiyen bir rekâbet ilişkisi içinde olduklarına işâret ediyordu. Aslında kışkırtıcı bir tahlildi bu. O günlerde Mâhir Kaynak’ın analizleri dikkat çekiyor, dinleniyor; ama doğruluğu husûsunda kendisine pek de itibâr edilmiyordu. Hâlbuki Mâhir Kaynak parlak bir istihbâratçıydı. İkâz ve ihtarlarını sansasyonel olmak ve buradan bir itibâr devşirmek için yapmış olduğunu zannetmiyorum. İfâde ettiği hususların sağlaması bugün yapılıyor ve o zamanlar söylediklerinin doğru olduğunu görüyoruz.

ABD ve Avrupa arasında , daha başlangıçtan beri bir gerilim olduğu anlaşılıyor. Avrupa güçlerinin ,kendi demografik tortuları olarak gördüğü ve küçümsediği unsurların Yeni Dünyâ’ya gidip orada muazzam bir güç peydahlamasını asla hazmedemedi..Bu hazımsızlık iki şekilde cereyan etti. İlki Fransa ve Almanya’da; yâni Kıt’a Avrupası’nda hâkimdi.. Almanlarla başlayalım.. 1870’lerden başlayarak dünyâ hegemonu olan Birleşik Krallığın gerilemesinin doğurduğu........

© Yeni Şafak