We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Türk ve Müslüman

11 9 2
26.10.2020

1989’da Fransa başörtüsü yasaklarını başlattığında İslam dünyasına yönelik yeni döneme adım atılmıştı. Bu, o zaman görülebilecek bir durum değildi. İki Almanya’nın birleşmesi, Sovyetler’in dağılması ve Türk dünyasının bağımsızlığa kavuşmasını coğrafî bağlamı içinde kavramak ve ona göre adım atmak gerekiyordu. Aynı dönemde Balkanlar’da Bosna Hersek, Kosova ve Makedonya’nın da bağımsızlığına kavuşması bizim açımızdan 1918’den sonraki en önemli siyasî ve coğrafî dönüşüme işaret ediyordu. İki kutuplu dünya sisteminde içe kapalı bir hayattan yeni yeni çıkıyor olmamıza rağmen Türkiye’nin önünde geniş bir hareket alanı vardı. Fransa, başörtüsü yasaklarını başlatarak İslam dünyasına yönelik yeni bir dönemin kapılarını aralamış oldu.

Haçlı Seferleri’ne bugünkü Fransa topraklarından çok büyük katılım olmuştu. 1989’daki başörtüsü yasaklarını laiklik bağlamında açıklamış olsalar da İslam’a ve Müslümanlara yönelik tarihî bir düşmanlıktan bahsetmek mümkündür. Fransa’nın İslam dünyasına yönelik siyasî yaklaşımlarında bir devamlılık söz konusudur. Eş zamanlı olarak Türkiye’de de başörtüsü yasakları vardı ve yasaklar rejim tartışmasına hapsedildi. Bu da laiklik tartışmalarını öne çıkarmıştı. Hâlbuki küresel ölçekte büyük bir değişim yaşanıyordu ve Türkiye bu değişimin tam ortasındaydı. Geriye doğru baktığımızda FETÖ elebaşının konum belirleme isteğini daha iyi değerlendirebiliriz. Zira anılan şahıs Fransa’da başörtüsü yasakları başlamadan önce İslamcı hareketlerle herhangi bir........

© Yeni Şafak


Get it on Google Play