Siyonistler ABD’yi nasıl yanılttı?
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarından sonra Siyonist bilgi kaynaklarının Trump’ı yanılttığı üzerinde çokça duruldu. Elbette bu kaynaklar arasında daha çok Netanyahu’nun adı öne çıktı fakat o yönetici olduğu için asıl sorgulanan ABD’nin ya da Trump’ın bilgi kaynaklarıdır. Nitekim yanıltıcı bilgi kaynakları arasında ABD’de faaliyet yürüten kurum ve kuruluşların adı da duyulmaya başlandı. Bunlar ise daha çok 1990’lara damgasını vuran think tanklerin mirasını devam ettiren kuruluşlardır ve saha araştırmalarıyla adlarını duyurmuşlardı. Think tankler bir sistemin parçasıydı. Dolayısıyla ABD’yi ve Trump’ı yanıltan, ona yanlış bilgi veren kişi ve kurumlardan ziyade bir sistemdir. Yanlış ve yanıltıcı bilgiyi üreten, sistemin kendisidir. Lobilerle ilgili olarak da benzer bir tespit yapmak durumundayız. Lobilerin kendi başına karşı konulamaz bir güce sahip olduğunu düşünmek, bizim gibi ABD’nin kendi içinden ürettiği sorunlara maruz kalan ülkeler için de yanıltıcı olacaktır. Ne yazık ki geçmişte bunun örnekleri yaşanmıştı. Lobiler de think tanklere hayat veren yapılardı. Gördüğümüz kadarıyla sistem kendi zehrini yaratmış ve yenilenme şansını yitirmektedir.
Daha önce ABD’de ve İngiltere’de sistemin ana unsurlarından biri hâline gelen lobilerle ilgili genel geçer kanaatlerin dışında kalan fikirleri paylaşmıştık. Lobileri özellikle ABD açısından sistemin en üst katmanlarına yerleştirmek doğru değildi. Bu görüşün doğruluğu zamanla çok daha bariz bir hâle geldi. Oldukça kısa bir........
