Sesimi duyan var mı?

Geçen hafta bu saatlerde Avcılar’da yine ekmeğimizin peşindeyiz. Nedeni ve nasılından öte belki bir arkadaş hatırı belki de bir arkadaş kurbanı olarak oradaydım. Sabah saat 10.00, Avcılar Yeşilkent mahallesi Muş İli ve İlçeleri Yardımlaşma Derneğinde sıcak bir kahvaltı organizasyonu. Bir bakan yardımcısı, muhtar, ilçe başkanı, il yöneticileri, il teşkilatı, esnaf ve diğerlerinden oluşan bir topluluk. Kimsenin sizi bilmediği tanımadığı bir ortam. Anadolu’dan büyük umutlarla İstanbul’a göç eden etmiş misafirperver insanlarla aynı kahvaltı sofrasında buluşmanın o ince, sessiz mutluluğu.

Kimse tanımayıp etmeyince gözlem yapabilme, sokağın tabiri ile insanları kesebilme rahatlığına da sahip oluyorsunuz. Bu tür organizasyonların ritüeli malum; kısa bir selamlama, ardından protokol konuşmaları. Teşkilatın havasını teneffüs etmiş bakan yardımcımız da selamlamasını yaptı ve devamında rakamlara dayalı bir başarı hikâyesi başladı. X milyar dolar ihracat, Y milyar dolar ithalat, X milyon liralık cezalar… Soğuk verilerle örülmüş bir anlatı. Satır aralarında asgari ücretli sayısının farkında olarak ya da olmayarak azımsandığı, imkânların arttığı için harcamaların yükseldiği vurgusu ve yılın ikinci yarısında “rahatlama” vaadi…Aslında hatibi rahatsız etmeyen hatta karşısındaki kitleyi motive ettiğini düşündüren dizeler... Ancak bu başarı hikayesinin kahvaltı sofrasındaki hiç kimseyi etkisini altına alamamış olması da bir başarı hikayesi. Balkanlardan gelen soğuk hava dalgasından mıdır yoksa ekonomi politikasının vatandaş, esnaf, genç, kadın üstünde bıraktığı soğuk duş etkisinden midir bilinmez nötr etki ile devam eden bir konuşma.

Organizasyonun en sıcak, en “canlı” kısmı ise kuşkusuz soru-cevap bölümüydü. Yer yer cevap verilmeye yer yer teselli edilmeye yer yer de geçiştirilmeye çalışılan soru cevap kısmı. Pek çok kez........

© Yeni Şafak