menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hilafet kavramı ve siyasi düşüncenin krizleri

17 0
05.01.2026

Klasik dönemde kaleme alınan siyaset metinlerinde halifenin şartları, nasıl seçileceği ve seçim için gereken kurulda kimlerin bulunacağı gibi meseleler işlendiğinden modern dönemde halifelik daha ziyade bir devlet başkanlığı meselesi olarak ele alınagelmiştir. Oysa hilafetin İslam düşüncesi tarihinde iki anlamı vardır. Birincisi, bireysel, içtimai ve siyasi düzenin ilahi irade doğrultusunda kurulması demektir. Bu anlamıyla hilafet bir siyasal rejimi ifade etmez, daha ziyade siyasal olanın tamamının esasında bulunan ilkeyi ifade eder. Başka bir ifadeyle hilafetin bu geniş anlamı, bir ülkede siyasal iktidarın nasıl elde edildiğini, nasıl kullanıldığını ve nasıl sınırlandığını belirleyen kurallar, kurumlar ve ilişkiler bütününden yahut bir devletin yönetim biçimi ve iktidarın işleyiş tarzından başka bir şeydir. Daha ziyade bireysel ve içtimai hayatın bütün yönlerini ilgilendiren ama siyasi ve içtimai düzeni karakterize eden bir anlayış olarak görünür. İkincisi ise daha ziyade devlet başkanının nasıl iktidara geldiğini ve iktidarın işleyiş tarzını ifade eder. Bu anlamıyla hilafet, bir siyasal rejim olarak değerlendirilebilir ki ekseriyetler klasik siyaset kitaplarının ilgili bahislerinde tartışılan hilafet budur.

Kuşkusuz bu iki anlam birbiriyle ilişkilidir ama ayrıştırılmadıkları takdirde hem kavram kargaşasına........

© Yeni Şafak