“Çağdaş İslam düşüncesi” terkibi (3)
“Çağdaş İslam düşüncesi” terkibi (3)
Çağdaş İslam düşüncesi terkibindeki anlam ve kapsam daralmasının yol açtığı sonuçlardan biri, neredeyse yüzyıldır düşüncenin asli gündeminin siyasi olmasıdır. Devlet eliyle uygulamaya konulan ve içtimai hayattaki dönüşümü devletin dönüşümünün ardına alarak ilerleyen Batılılaşma ve modernleşme süreci, bilhassa iki alanda anomaliler ortaya çıkardı. Bunlardan birincisi, iktisat; ikincisi siyaset alanıdır. Bu iki alanın anomaliler üretmesinin temel sebebi, modern iktisat ve siyaset düşüncesi ve nizamının klasik dönemde hakim olan iktisat ve siyaset düşüncesi ve nizamından köklü bir şekilde farklılaşmasıdır. İslam’ın klasik döneminden intikal eden siyaset ve iktisat metinlerini okuyup içselleştiren insanlar modern dünyayı anlama ve çözümleme mahareti kazanamıyor. Hakikaten bu sorunu derinden kavramak gerekiyor.
Bir kimse Eşarî, Mâtürîdî, Fârâbî, İbn Sînâ, Gazzâlî, Sühreverdî, Fahreddin er-Râzî, İbnü’l-Arabî, Konevî, Teftâzânî ve Cürcânî gibi büyük mütekellimleri, filozofları, mutasavvıfları ve muhakkikleri okuyup anladığında felsefeyi, kelam ve tasavvufu öğrenebiliyor. Modern dünyada cari olan felsefe, teoloji ve mistisizm tartışmaları sadece farklı görüşleri öğrenmekten ibaret hale geliyor. Bu durum, Eflâtûn, Aristoteles ve Plotinos gibi Yunan ve Helen döneminin büyük filozof ve mistikleri için de geçerlidir. Fakat modern siyasî ve iktisadî düzen kelimenin hakiki anlamıyla büyük dönüşümler içeriyor. Uluslararası ilişkileri anlatan herhangi bir kitabın başlıkları, klasik bir siyaset metninin başlıklarıyla........
