We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

“Sabah Yıldızı”

33 27 8
23.02.2021

Bugün seksen sekizinci yaşını idrak eden Üstad Sezai Karakoç’u okumak, sadece Cumhuriyet devrinin en büyük şairini, denemecisini, hikayecisini, eleştirmenini... okumaktan ibaret değildir.

Karakoç’u okumak, İslam’ın içinden, nebevi kelimelerle yeni zamana adanmış yeni bir tefekkürü öz ve biçimiyle birlikte öğrenmek ve tekellüm etmektir; yaşadığımız dünyaya dair en doğru yorumlara erişmek, sanattan siyasete... Müslümanca bir tutum ve davranışı edinmektir.

Çünkü o, dilin devlet tarafından zorla değiştirildiği; inanca ve kültüre mahsus mana kalıplarının tahrip edildiği; İslam yazısına, ve kitaplarına, kısaca İslam tefekkürünün kaynaklarına ilgi duyanların gericilikle nitelenerek ötekileştirildiği; imparatorluğun yıkımından sebep yoksulluğun, çaresizliğin, sahipsizliğin, umutsuzluğun üstüne bir karabasan gibi eklenen mili şeflik zulmünü daha da ağırlaştıran karartma gecelerinin; imparatorluğunu yitirerek köleleşen Müslüman halkların istiklalleri uğruna yazdıkları direniş destanlarının; Komünist despotizmin acı, yoksulluk ve ölüm suretinde Doğu Avrupa’yı kapkara bir duman gibi kapladığı vakitlerin; sömürgecilerin vatanımız üzerinde on yıl aralıklarla uyguladıkları insan kıyımını meşrulaştırmak üzere denedikleri demokrasi tecrübesinin içinden geçerek tefekkürünü, asil duruşunu, sahih bakışını, öfkelerini, itirazlarını ve tekliflerini şekillendirmiştir.

Bu yanıyla onun ne şiirlerinde, ne de nesirlerinde dünüyle ve bugünüyle doğrudan hayata tekabül etmeyen tek bir kelime bile yoktur. “Leyla” derken bile onun aradığı O’dur, O’nun Habibullahı’dır; o Habibullah’ın varisi olan........

© Yeni Şafak


Get it on Google Play