Yalanların koruduğu gerçek…
Türk dış politikası, sıklığı her geçen gün artan biçimde bölgesel bir güvenlik paktı ihtiyacına vurgu yapıyor…
Bu ihtiyacın “şartları” içinde, ülkelerin birbirlerine güvenmesi, egemen-liklerine saygı, herkesin eşit, kimsenin ağabey veya hegemon olmadığı, “güç” projeksiyonu içeren, nihayet, “
dışarıdan kurtarıcı beklemediği
” bir mutabakat arayışı var. Ankara’nın teklifi budur…
Belli ki şekil gerekleri de oluşturulmaya çalışılan bu yaklaşım, “Antalya Diplomasi Forumu-ADF” arifesinde bir
Bloomberg
haberiyle farklı boyut kazandı…
“Konuyla ilgili yetkililere göre,
Türkiye
bu hafta içinde
Pakistan
,
S. Arabistan
ve muhtemelen
Mısır
ile bölgesel bir güvenlik platformu oluşturulması görüşmelerine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Türk yetkililer, ADF oturum aralarında üç ülkenin dışişleri bakanlarını görüşmelere davet etti. Riyad ve İslamabad’da yapılan toplantıların ardından konu son bir ay içinde üçüncü kez ele alınacak.” (16/04)
Burada kesiyorum;
pakt olur-olmaz
, bölgede hangi bağlamlara oturur, küresel dengelerde hangi cepheye yaklaşır-uzaklaşır, hedefi nedir, adı geçen ülkeler kolay mıdır zor mudur, ABD ne der, İsrail nasıl bakar, İngiltere, Rusya, Çin hele şu sıralar İran ne anlar, bunları perşembe günü ‘Akıl Odası’nda uzun uzun konuştuk. Bu cepte olsun, biz diğer stratejik legolara bakalım…
***
Ortadoğu odaklı haber-analiz sitesi ‘
Middle East Eye
’, “Türkiye, bölgesel enerji rotalarını yeniden çizerek,
Katar
,
Irak
ve
Orta Asya
’yı
Avrupa
’ya bağlayacak yeni enerji hatlarıyla Hürmüz Boğazı’nı by-pass etmeyi hedefliyor” spotuyla bir haber ve harita yayınladı…
Belli ki mini mayınlar da döşeli haberin içinde. Ama şunlar gerçek; Katar-Türkiye doğalgaz hattı, Trans-Hazar (
Türkmenistan
) hattı,
Basra-Ceyhan
çizgisi,
Suriye
petrol sahası şebekesi, S. Arabistan........
