Türk kalbi ile İsrail tohumu arasında…

Jerusalem Times (İsrail): “Küresel güç dengesi Ortadoğu ve Asya merkezli yeni bir kırılma yaşıyor. Türkiye ve Mısır’ın teknolojik ve siyasi hamlesi, Pakistan’ın nükleer gücü, Suudi Arabistan’ın finansal kapasitesiyle şekillenen yeni blok, İsrail-Birleşik Arap Emirlikleri-Hindistan eksenine karşı yükseliyor”…

***

Marco Rubio’ya göre bugün İran, son on yıldır olduğundan daha zayıf bir ülke. Dışişleri Bakanı’nın tespiti doğru. Doğruluğu 28 Şubat’tan bu yana 10 binin üzerindeki varlığını kaybetmesinden kaynaklanıyor ama “gelinen nokta”yı anlamlı kılabilmek için Tahran’ın eritilmesi sürecini Suriye’den başlatmak lazımdır…

Şam’da yönetim değişikliği gelene kadar İran, tüm bölgedeki jeopolitik nüfuz alanını genişletmişti. Bu konudan çeşitli programlarda bahsederek, yazıp-çizerek kayıt altına aldığımızı iyi hatırlıyorum…

Herhalde en iyi İsrail hissediyordu ve Trump iktidarıyla birlikte

İran’ın kendi topraklarında da azaltılması planı

öyle gelişti.

Bugün İran ‘daha az bir ülke’ ve ABD-İsrail’in ideal finali olmasa da,

zamanda geriye bastırılmış bir devlet

. Haksız savaş bugün dahi sona erse, önünde uzun ve zorlu ‘baştan başlama’ süreci olacak. Büyük para, büyük zaman kaybı demektir…

***

Dikkatinizi çekti mi bilmem, İran savaşının bir ayı içinde somut planlar üretip, teklifler getiren tek ülke Türkiye’dir. Bunların beğenilip-beğenilmemesi, işlerine gelip-gelmemesi her ülkenin kendi meşrebiyle ilgili ama, “sizin planınız ne” dendiğinde çoğu ya aval aval suratınıza bakıyor ya da göz aklarını büyüklerine deviriyorlar…

İşte yine Pakistan-İslamabad’da gerçekleşen toplantıya ve tabii İran ile ABD’ye, Hürmüz Boğazı sorununun teknik olarak nasıl aşılabileceğine dair planlarla gittik…

Ankara’nın barış yolundaki samimiyetine delildir bunlar hep. Ama aynı zamanda savaşın yayılarak

“fitne tohumu”nun yeşillenmesini de ezmektir

. Paralel bir arayışın da İran savaşı vesilesiyle geliştiğini gözlemliyoruz; bir........

© Yeni Şafak