Trump’ın İran şantajı: ‘İbrahim Anlaşmaları’nı imzalayıp, İsrail’le yakınlaşmaya hazır mısınız? |
İran-ABD/İsrail savaşının her aşamasında barış gel-gitleri vardı. Cümleyi böyle kurunca, doğası gereği savaşan tarafların veya en az birinin gayretlerinden bahsediyor gibi oluyorsunuz ama diğer ülkelerle, o ülkelerdeki tv uzmanları ile yazar-çizer tayfasıdır bahsettiğimiz. Yoksa, ABD/İsrail-İran’ın savaşı da barışı da esas konuyla ilgili değildi…
İşte o arkadaşlar, “ha şimdi ha birazdan anlaşma geliyor” veya “sabaha kara orduları İran sahillerine dayanır” üzerine kalıplarını bastılar. Şimdi bir kısmı hatırlamaza yatıyor bir kısmı da o savaşın bu savaşla, bu barışın o barışla alakası olmadığını göre göre, “eski çamlarından bardak yapmaya” çalışıyor…
Olsun… Ense karartacak konu değil bunlar. Onlar da sonunda, ‘vasata oynamanın’ mesleklerini de saygınlıklarını da buruşturup buruşturup çöpe atacağını görecektir. Yoksa, dediğiniz veya tahmininiz tutmamış önemli değil. Yeter ki, içeriden de dışarıdan da “bağımsız” olun…
Kemal Tahir’in Ayşe Şasa’ya bir nasihatı var: “Şunu bilmiş ol ki, bu ülkede maskaralık yaptığın sürece herkes sana alkış tutar. Ciddi bir şey yapmaya kalkarsan da kimse ilgilenmez, yüzüne bakmaz. Bunu baştan böyle bil”…
***
Bu sefer de İran-ABD barış arayışları bir sonuca varır-varmaz ayrı konu. Açıklamalara bakarsanız öncekilere kıyasla daha ileri varmış görünüyor ama bizim kavrayış biçimimiz bunlarla hiç alakalı olmadı.
Fakat, Trump’ın Türkiye dahil bölge ülkelerinin liderleri ile görüşerek, “İbrahim Anlaşmaları’nı imzalamak lazım” mealindeki “zorlayıcı davetine” yakından -ama çok yaklaşmadan- bakmak gerekiyor…
ABD Başkanı, S. Arabistan, Katar, Mısır, Türkiye ve Pakistan dahil bölge ülkelerinin -bölgeyi, Çin’e kadar orta ve alt yoldakiler ile kimi Afrika ülkeleri dahil genişlete-bilirsiniz- İbrahim Anlaşmaları’nı imzalaması ve bunun İsrail ile genişletilmiş anlaşmanın parçası........