İngiltere-ABD: ‘İki kralın’ son dansı…

Yakın dönemin en ilginç buluşmalarından biri, İngiltere Kralı III. Charles ile ABD Başkanı Trump arasında gerçekleşiyor…

Hem Ortadoğu’da (Suriye, İsrail, Filistin, İran, Körfez) hem Avrupa’da (Ukrayna, AB, Rusya) hem ABD’de (Demokratlar, Cumhuriyetçiler, finans-kapital çevreler, Liberaller, küreselciler, vs) ve hem de İngiltere’nin içinde (Büyük Britanya’nın ‘parçaları’, Lordlar, başbakan, kraliyet, ağır finans çevreleri, vs), finalde de Yeni Küresel Düzen üzerine gelişmelerin sebep-sonuç ilişkilerinde bu ikili arasında yaşanan gerilimin/rekabetin büyük payı var…

Öyle ki, ilişkilerin Süveyş Krizi’nden (1956-57) bu yana en kötü seviyede olduğunda herkes mutabık…

İngiltere ve İsrail’in, ABD nezdinde ayrıcalıklı ülkeler olduğu kabulü, Trump dönemine kadar en ufak şüpheye yer bırakmadan yaşadı. Bugün ise iki ülke arasında 150 milyar dolar/yıllık ticari ilişkiler bile tehlikede olduğu gibi, Beyaz Saray kavgayı, “Büyük Britanya”nın elindeki toprakları (Falkland) ve etkisi altındaki ülkeleri (Kanada) tehdit etmeye kadar vardırdı…

Oysa, Londra-Washington ittifakı, yerkürenin şahit olduğu “en müesses” yapılardan biriydi…

***

Devam etmeden evvel, sorgusuz kabul edilmiş bir klişeyi de elden geçirelim; “İngiltere’de Kral siyasete bulaşamaz ve protokole tâbidir.” Bu doğru değil. Şeklen hatta hukuken evet, ama pratikte kraliyet dünyanın en geniş ve çeşitli “network”una sahip. Şebekeyi hep kullandı, kullanıyor…

Yine ziyaret, iki ülke ilişkilerini aşan konjonktürde gerçekleşiyor. Trump’ın İngiltere’yi ezikleyen açıklamaları bir yana, NATO, Ukrayna Savaşı, Avrupa güvenlik mimarisi, ekonomik ilişkiler, İran savaşı, Körfez dengeleri, enerji ve ticaret yolları, Rusya ve Çin’le ilişkilerde ayrılan yollar.. Epstein skandalını ilave etmek isterseniz, buna da kimse itiraz etmez. Bu yüzden kral, kardeşinin ünvanlarını/rütbelerini sökmek zorunda kalmıştı…

Yani........

© Yeni Şafak