Amerika kazanamazsa neler olur?

Trump ABD’sinin, ucu açık, yayılma riski büyük, pahalı savaşlara girmeme prensibi İran savaşıyla birlikte çöpe gitmek üzere. Üzerine, bir hedefi var mı yok mu belli olmayınca, “neden bunu yapıyor” havada kalınca, ister istemez herkes tatmin edici olmayan, klişe gerekçeler üretmeye başlıyor…

Kısmî doğruluk payları olabilir. Mesela “petrol/gaz” bir sebeptir, Trump dış politikasında izleri de rahatlıkla sürülebilir. İşte Venezuela. Ama konvansiyonel yanıttır. Hakkıyla karşılamaz. Mesela enerjiyse şunun da ilave edilmesi gerekir; petrole çökmek tamam ama bu sefer daha önemlisi başkasına gitmesini de engellemek…

Hep bu jeopolitik/stratejik bağlamın konunun ana/üst başlığı olduğunu savunduk ve şimdi o dahi yenisine dönüşme gerçekliği, kimine göre riskiyle karşı karşıya…

İş oraya kadar geldi; Amerika’nın İran savaşını kaybetmesi, -ki şöyle anlamak lazım gelir, “kazanamaması”dır- yeni dünya düzenine geçiş eşiğinden, araftan, gelişme bölümüne ani sıçrayışa gelebilir. ABD’nin “çok kutuplu dünya”da tutunma girişimi ağır yaralanır…

Önce Amerika içindeki siyasal ve ekonomik basınçların ‘çatlaklardan’ büyük gürültü ile yüzeye vurmasına el verir. Ayrı ayrı bölgesel ve ülkesel çıktıları da olur. Hemen herkes için…

***

Bu yüzden ABD’nin İran’a yönelik ana hedefini Tahran’ın enerji kaynaklarını ele geçirmekle sınırlamak, düşük okuma, çaresizlikten başvurulmuş, risk almayan değerlendirme olur…

Aynı misalden hareketle iş; İran’ın enerji kaynaklarını yönetecek imkâna kavuşmak, tüm bölgenin “enerji ve petro-dolar” sistemini besleyecek ‘Pax-Trumpa’ düzenine entegre etmek, Çin ve Rusya gibi ülkelere ulaşmasını engellemek, doğacak nemayı da ABD’nin patlamak üzere olan iç hesaplarına havale etmektir…

Dertleri petrol üzerinden para kazanmak değil. Bir zamanların tek süper gücünün varlığını sağlayan ordu dışındaki sütunların bir kısmı ölü diğerleri de........

© Yeni Şafak