‘İsrail karşıtı ittifak’ın anatomisi… |
“(SDG/YPG’nin) İsrail’le bir koordinasyon içerisinde, İsrail’in bölgemizde yürüttüğü, ‘böl-parçala-yönet’ politikasına alet olacak bir aktöre dönüşmesi de maalesef tesadüf değil. Biz, Yemen’de olanı, Somaliland’de olanı, Sudan’da olanı, Suriye’de olanların hepsini artık aynı perspektiften, aynı mercekten görmeye başladık. Bu bizim kendi stratejik değerlendirmemiz. Filistin’deki bölünmeyi ve işgali devam ettiren bir yapı var. Aynı işgali Lübnan’da da derinleştirmeye yönelik bir çaba var. İslam dünyasının kendisini tam toparlama aşamasına geçtiği bir sürede, terörle mücadelede IŞİD’i geri bırakmaya başladığı bir süreçte, bölgede istikrarın, refahın ve bütünleşmenin oluşacağı bir dönemde, başka bir aklın ayrılıkçı faaliyetleri desteklemeyi gündemde tutması ve bunların hepsini bir zihinle koordine etme çabası tabii dikkatlerimizden kaçmıyor”…
Belki son gelişmelere bakarak İran’da yaşanan olaylar da aynı merceğe ilave edilebilir ve diplomatik dil olmasa metnin en sadeleştirilmiş Türkçe hali şudur; ‘Bölgede bir habis ur var, o da İsrail”!
Nihayetinde, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın tam da Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi’yi ağırladığı sırada kurduğu bu cümleler, Türkiye’nin bölgeyi nasıl anladığını tarif ediyor…
Bir de bölgeyi yeni dünya düzenine hazırlayan gelişmeler var.
***
Mesela Türkiye-Suudi Arabistan ekseni… Ki aynı saatlerde, Türk Deniz Kuvvetleri, S. Arabistanlı komutanları misafir ediyordu. Sıra dışıdır…
Mesela, bu hattın arkasında duran, Katar, Pakistan, Mısır, Azerbaycan…
Mesela, ‘Gazze Görev/Barış Gücü’nde Türkiye’nin varlığına ilişkin çekişmelerde İslamabad ve Bakü’nün duruşu…
Örneğin, S. Arabistan’ın Yemen’de askeri gücünü-pek de görmeyi alışık olmadığımız-şiddette göstermesi. Birleşik Arap Emirlikleri ile gölge ortağı İsrail’i kovması…
Ya da İsrail’in Somaliland tezgâhının “anlamını”........