Kırk yıl önce İstanbul Gezi yazıları: Sahaflar Çarşısı |
Sahaflar’a girince, gariptir kitaplardan önce bahçenin ortasındaki heykel dikkatimi çekiyor. Müteferrika İbrahim’in heykeli imiş. Niçin böyle sağlıksız, hatta sakat bir şekilde düşünmüşler İbrahim Efendi’yi? Yoksa şimdilerde kitap okuyanlara, okumayanların söylediği “Fazla okuma, üşütürsün!” kelâm-ı kibarını hatırlatsın diye mi? Kim bilir? Ben yakıştıramıyorum İbrahim Efendi’ye bu heykeli. Bu kamburumsu, meczup görüntüyü...
Çarşının adı “Sahaflar Çarşısı” ama, sahaflık mesleği pek sürüyor denemez. Bir kere eski kitap sayısı azaldı. Çoğu üniversitelerde, kütüphanelerde, özel ellerde toplandı. Piyasaya giriş çıkışı eskisi gibi fazla değil. Ancak kitap meraklılarından birinin vefatı ile kadirbilmez mirasçıları merhumun kütüphanesini satışa çıkarırlarsa o zaman hareketli bir gün yaşanıyor çarşıda. Ayrıca yabancılar, bilhassa Japonlar, Almanlar, İtalyanlar, Amerikalılar ilgi gösteriyor. Pek çok yazmanın dışarıya çıktığı anlatılıyor. Eskiden Rusya’nın önderliğinde gelişen Türkoloji çalışmaları yavaş yavaş Amerika’ya kaydı. Bizde ise Türkoloji’nin geçmişe nazaran zayıfladığı gözleniyor. Nerede o Türkiyat Enstitüsü’nün Köprülü........