Kırk yıl önce İstanbul Gezi yazıları: Kendi gitmiş adı kalmış
Yağmur ince ince yağıyor...
Çemberlitaş baharatçılarının önünde durup karşıya, Atik Ali Paşa Medresesi’ne bakıyorum.
Giriş kapısının üzerinde birkaç tabela: “Anıtlar Derneği-İstanbul Şubesi”. Sağ yanda “Milliyetçiler Derneği”, sol yanda “Türkiye Muallimler Birliği”.
Milliyetçiler Derneği’nin mermer tabelası oldukça küçük. Yazıların siyahı silinmiş, yağmurdan yaştan yıpranmış.
Milliyetçiler Derneği’nin musıkî faaliyetlerinden biri. Fatih Şehir Tiyatroları’nda Mevlevi âyini (1974).
Yağmur Yayınları sahibi İsmail Dayı’nın -şimdilerde Balıkesir ANAP Milletvekili- sözleri çınlıyor kulaklarımda. Bir vakitler dernekten el ayak çekilince, kim yapmışsa yapmış, tabelayı indirmiş oradan. Ercüment Konukman -ANAP İstanbul Milletvekili şimdi, Prof.- ile birlikte bir gece tutup eski yerine çakmışlar. Gençlik günlerinin heyecanını birlikte yaşadıkları bu derneğin yok olmasına, kapısını açan olmasa da tabelasının indirilmesine gönülleri razı gelmemiş anlaşılan.
Tabela onların çaktığı yerde duruyor. Ya dernek... O her cumartesi heyecanla koşulan irfan yuvası... O nerede şimdi? Kendi gitmiş adı kalmış.
Muallimler Birliği’nin yukarı odasında bir pencere açık kalmış. Rüzgârda ağır gıcırtılar ile sallanıyor. Kuşlar girip çıkıyor içeriye. Medresenin ağır ve açılmaz kapısını aralıyorum.
Aman Allah’ım... Bütün bir yakın tarih gömülü duruyor burada... Odaların her birinin kapısında bir tabela... Siyah zemin üzerine sarı yaldız ile yazılı...
Türkiye Harsî ve........
