Şeflikten sonra tekrar işçi olmak |
Üç genel başkanları var. Bir Kemal Bey, bir Özgür Bey, bir Ekrem Bey.
Biri yargı kararıyla yerine oturmaya çalışıyor, biri görevi bırakmamak için direniyor, biri koltukta kim oturursa otursun, benim sözüm geçmeli diye bakıyor.
Yedek partinin adı bile sözü geçenin isminden mülhem. Ekrem’in Ek’i ile İmamoğlu’nun İm’ini almışlar, Ekim Partisi demişler. Büyük buluş. Ekimden sonra Kasım da gelirse sürpriz sayılmaz.
Genel merkezi terk etmek istemeyen Özgür Bey, Tiryaki Hasan Paşa’nın Kanije kalesini savunması gibi direndi ama sonuç ondan farklı oldu. Günün yarısında bırakmak zorunda kaldı.
Hakikaten, büyük mücadele verildi genel merkezde.
Sormak isteriz: Onca patırtıya gerek var mıydı? Değdi mi?
Direndiniz de ne oldu?
Bir süre önce İstanbul il binasını Gürsel Bey’e teslim etmemek için de direnmiştiniz. Sonuç? Ne kazandınız? Sadece çirkinlik sergilendi.
Genel merkez Siyonist saldırısına uğramış gibi görünüyor. Koltuklar, masalar, sandalyeler hurdaya çıkmış ve birbiri üstüne yığılmış. Kırılan camlar etrafa saçılmış, yerler çamur. Gelen polislerin ayağını kaydırmak için zemine dökülmüş sıvı deterjan. Her taraf çöp. Saksılar devrilmiş, çiçekler dağılmış. Bomba düşmüş sanki.
Son günlerde konuşmalarını “Yürüyelim arkadaşlar” diye bitiren Özgür Bey, TBMM’ye kadar yürüdü. İş yürümeye........