Kızaracak yüzleri de yok |
Evvel zaman içinde savaşlar kılıç kalkanla, mızrakla, ok ve yayla yapılırdı. Sonra tüfek icat oldu, mertlik bozuldu -Köroğlu’nun tabiriyle- eğri kılıç kında paslanmaya mahkûm edildi. Daha sonra toplar, tanklar devreye girdi. Ardından uçaklar, bombalar, füzeler…
Şahi toplar olmasaydı, İstanbul’un fethi belki de mümkün olmayacaktı. Güçlü surlar o toplarla yıkılabildi. Söz konusu topların çizimi Fatih Sultan’ın önderliğindeki mühendisler tarafından yapıldı. Kimdi onlar? Mimar Muslihiddin Ağa ile Saruca Paşa. Hesap kitap yaptılar, çizdiler ve ustaya teslim ettiler. Urban Usta kızıl ateşleri dökerek şahi toplara çevirdi. 19. Yüzyıla kadar Çanakkale Boğazı’nın korunması da o toplarla yapıldı.
İstanbul’un fethiyle, yalnızca Orta Çağ kapanıp Yeni Çağ başlamadı. Savaşın usulü de değişti.
Bugün de ona benzer bir durumdayız. Dünyanın pek çok ülkesinde “Türkler savaşın şeklini değiştirdi” manşetleri atıldı.
Dünya İHA pazarının yüzde 65’ine sahip olan bir Türkiye var bugün. 37 ülkeye satış yapılıyor. Ürettiğimiz savunma sanayii ürünlerinin sadece isimlerini saysak, gazetenin bir sayfası tamamen dolar. Birkaç cümle ile özelliklerini de açıklamak gerekse, bütün sayfaları o konuya ayırmak gerekir.
Sadece Kızılelma’yı örnek olarak alsak yeter.
BAYKAR’ın geliştirdiği Kızılelma, havadan havaya yaptığı atışla 65 kilometreden yüksek hızlı bir jet hedefini........