Mühlet diplomasisi ve nükleer tehlike |
Trump’ın İran’a verdiği son mühletlerden şimdiye kadar sonuç alamadığını görüyoruz. Ateşkes için beş gün ve on günlük ültimatomlar veren Trump, bu hafta başında da salı günü sona erecek yeni bir son mühlet açıklaması yaptı. İran’ın çok beklemeden reddettiği ateşkes koşulları, Trump’ın küfürlü mesajından anlaşıldığı kadarıyla Hürmüz’ün açılmasına odaklanmış durumda. Sadece Amerikan ekonomisini değil küresel ekonomiyi de sarsıcı bir krizle tehdit eden İran’ın Hürmüz’ü başarılı şekilde bloke etmesi, Trump’ın zafer ilanını imkânsız kılıyor. İran’ın kritik enerji hedeflerini ve sivil altyapısını yerle bir edip ‘taş devrine göndermekle’ tehdit eden Trump’ın ekonomik savaşın baskısını hissettiği açık. Avrupalı ve Asyalı müttefiklerini Hürmüz’ü açmak konusunda Amerika’ya yardım etmemekle suçlayarak hedefe koyan Trump’ın elinde son mühlet diplomasisi dışında pek bir opsiyon kalmamış görünüyor. Her ne kadar İran’ın savaşma kapasitesini büyük oranda gerileten bir askeri müdahale gerçekleştirmiş olsa da Hürmüz’deki düğümü çözemeyen Trump’ın İran’ın kaybetmediği algısını değiştirmek için askeri tırmandırmaya başvurmasını bekleyebiliriz.
ASİMETRİK SAVAŞTA KARŞILIKLI TIRMANDIRMA STRATEJİSİ
Savaşın ilk günlerinden itibaren çatışmadan hızlı bir zaferle ayrılmayı hesapladığını gösteren Trump yönetimi, İran’ın asimetrik savaş hazırlığı karşısında zorlanıyor. Kafa koparma stratejisi uygulayarak İran’ın nükleer ve balistik füze kapasitesini etkisiz hale getirmeye çalışan ABD ve İsrail, bu hedeflerini büyük oranda yerine getirdi ancak bundan istedikleri siyasi sonucu elde edemedi. İran’ın hızlı biçimde anlaşmaya çalışacağını hesap eden Trump yönetimi, Hürmüz’ün kapatılmasının oluşturacağı maliyeti de azımsamış görünüyor. İran’ın Körfez ülkelerini hedef alarak Washington üzerinde baskıyı artırması ve İHA’lar, botlar ve deniz mayınlarıyla Hürmüz’ü kapatması Trump’ın........