Amerika Suriye’de şaşırtmıyor
Amerikan dış politika tarihi, dünyanın farklı bölgelerindeki çok farklı grupları kullanarak işi bittiğinde onları ya daha büyük bir pazarlıkta kullanan ya da ortada bırakan örneklerle doludur. Güneydoğu Asya’dan Latin Amerika’ya, Afganistan’dan Irak’a kadar geniş bir coğrafyada iktidar mücadelesine girişen devlet altı gruplar Amerikan desteğinin kalıcı olmadığını tecrübe etmişlerdir. Suriye’de son günlerde yaşanan gelişmeler de bu tarihin bir devamı olarak okunabilir. Washington’ın 2014 sonbaharından beri PKK’nın Suriye kolu YPG’yle kurduğu ilişkinin geldiği nokta, Amerika’nın bu grubun siyasi hedeflerini desteklemeyeceğinin ispatı olarak görülmelidir. Çözüm sürecinin parçası olmaktansa Suriye iç savaşının yarattığı ortamın fırsatlarını değerlendirmek isteyen örgüt, Amerika’nın destek ve korumasını Türkiye’ye rağmen ilelebet devam ettireceği yanılgısına düştü. Washington’ın son 12 senede Suriye’deki askeri varlığını ulusal çıkar olarak tanımlamakta zorlandığını ve YPG’ye desteğini geçici olarak nitelendirdiğini göz önünde bulundurduğumuzda, Amerika’nın şaşırtmadığını söylemek abartı olmayacaktır.
‘GEÇİCİ, TRANSAKSİYONEL VE TAKTİKSEL’ İLİŞKİ
2014 Haziran’ında DEAŞ’ın Musul’u ele geçirerek birkaç ay içinde Kobani’ye kadar ilerleyerek halife devleti ilan etmesi, uluslararası sistemde şok etkisi yaratmıştı. Amerikalı gazetecilerin Musul’daki infaz videoları Amerikan kamuoyunda infial yaratınca, dört yıl kadar Suriye’ye müdahaleye direnen Obama harekete geçmek zorunda hissetmişti. Eğit-donat başarısız olmuş, Amerika İslamcı gördüğü muhalif gruplara destekten kaçınmış ve Obama kendi çizdiği kimyasal saldırı kırmızı çizgisinin ihlal edilmesine askeri karşılık vermeyip Rusya’nın arabulucu olduğu anlaşmayı kabul etmişti. Esad’ı meşrulaştırarak iktidara tutunmasını kolaylaştıran bu anlaşma sonrasında DEAŞ’ı muhaliflere karşı kullanan Esad rejimi ülkenin kuzeyini de YPG güçlerinin fiili kontrolüne bırakmıştı. DEAŞ’ı durdurabilecek tek güç olarak kendini ABD’ye lanse eden grup, Türkiye’de devam eden çözüm sürecinde ayak sürümeyi tercih etmişti. Washington’da PKK’nın terör listesinden çıkarılması dahi konuşulmaya başlanmıştı.
Obama yönetimi Türkiye’nin itirazlarına YPG’yle ilişkisinin ‘geçici, transaksiyonel ve taktiksel’ olduğunu söyleyerek cevap vermişti. Obama’nın sahada Amerikan postalı olmadan ‘yerel........
