menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Amerika’nın göçmenlik kavgası: Sınır güvenliğinden iç çatışmaya

17 0
14.01.2026

Minnesota eyaletinde Renee Good’un bir ICE (Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza) görevlisi tarafından öldürülmesi, Trump yönetiminin yasa dışı göçmenlikle mücadele söylemini boşa çıkaran bir etki yarattı. Amerikan vatandaşı üç çocuk annesi Good’un olay mahallinden uzaklaşmaya çalışırken vurularak öldürülmesi infial yaratarak ICE karşıtı protesto eylemlerini çok daha genişletti. Federal devlet adına sınır güvenliğini sağlamakla görevli olan ICE’ın Amerika’nın belli başlı şehirlerinde yolda ‘şüpheli’ gördüğü insanların vatandaş olup olmadığını kontrol etmeye çalışması hem federal/yerel yetki çatışmasının sınırlarının zorlanması hem de Amerika’nın gurur duyduğu bireysel hak ve özgürlüklerin rahatlıkla ihlal edilebilmesi anlamına geliyor. Trump yönetiminin belgesiz göçmenlerin yoğun yaşadığı eyaletlerden ziyade Demokrat siyasetçiler tarafından yönetilen ve bu tür göçmenleri koruyan yasalar geçiren şehirleri hedef alması, göçmenlik kavgasının siyasi kutuplaşmanın merkezine oturduğunu da gösteriyor. ‘Hukuk ve düzen’ sağlama söyleminin artık sadece ‘esmer’ göçmenleri değil herkesi hedefe koyabildiği bir aşamaya gelinmesi, Amerikan vatandaşlarının etnik, linguistik ve ulusal köken farklarının iç çatışmaları körükleyecek kadar siyasetin malzemesi haline geldiğini gösteriyor.

NEDEN MİNNESOTA?

Minnesota aslında belgesiz göçmenlerin fazla ve nüfusa oranla yoğun olduğu ilk on eyalet içinde yer almıyor. 130 bin civarında olduğu tahmin edilen belgesiz göçmen eyaletin nüfusunun %2,2’sine tekabül ediyor. Bu rakam milyonlarca göçmene ev sahipliği yapan California, Texas, New York, New Jersey ve Florida’yla karşılaştırılamayacak kadar az. Buna karşın eyalette hatırı sayılır bir Somalili nüfuz var ve onları temsil eden Müslüman milletvekili İlhan Omar’ın da Trump’a karşı progresif cephenin en sesi çıkan siyasetçilerinden........

© Yeni Şafak