We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Zihinsel soykırım

116 22 5
26.04.2022

Bazı adamların bu seneki Ermeni tehciri coşkularına bakılırsa hazırlıkları o yönde. Yeniden 2010, 2011 şartlarına dönmenin, o suları tekrar diledikleri gibi bulandırabilmenin derdindeler. 24 Nisan günü yazılanlara bakıldığında bunu çok rahat görmek mümkün.

Şuradan başlayayım: “Yanındayız Garo Paylan” isimli bir destek metni dolaşıyordu dün ortalıkta. 15 Temmuz sonrası Almanya’ya giden ve bir daha dönmeyen Hayko Bağdat’ın hesabında gördüm metni.

İki temel vurgusu vardı metnin. İlki Garo Paylan’ın TBMM’ye verdiği Ermeni soykırımı(!) tasarısının ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği idi. Bu tip bildirilerde her zaman alıştığımız o sıradan vurgu yani.

İşin tuhafı, bizim memleketin solcumsuları, dünyanın hemen hiçbir ülkesinde karşılığı ve benzeri olmayan sonsuz bir ifade özgürlüğü talep ederler biliyorsunuz. Anamıza sövüp “ne var yahu, ifade özgülüğü” deyip bütün parantezleri kapatmak isterler.

Gerçi “yanındayız Garo Paylan” metninin takıldığım yeri burası değil, başka bir yer. En iyisi metindeki o tuhaf cümleyi olduğu gibi yazayım: “Bu tür hedef göstermelerin yol açtığı facia ve yıkımlara defalarca tanık olduk.”

Buradaki o incecik “Garo Paylan’ın başına bir şey gelirse bunu çok acayip kullanırız oğlum lan” göndermesini görmemek için bu işlerden hiç anlamamak lazım.

Türkiye’nin Ermeni soykırımı(!)nı tanıması için TBMM’ye teklif verirken emperyalist odaklardan ve/veya emperyalizm yancılarından emir aldığından zerrece şüphe duymadığım Garo........

© Yeni Şafak


Get it on Google Play