We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Ölüm gelicek cihane

198 17 15
24.10.2020

Bekir Coşkun’la aramda devasa bir anlayış farkı vardı. Hayatı boyunca beni ve bana benzeyen kim varsa onu aşağılamış, arkaik bir Kamalizm anlayışını toplumun kurtuluşu olarak görmüş, üstelik fikrini hepimize hakaret etmeden savunamayan biriydi o. Neler neler dedi Türkiye’deki ortalama dindar insana. “Bidon kafa”dan tutun da şimdi buraya yazamayacağım kadar kaba pek çok hakarete başvurdu hayatı boyunca.

Bekir Coşkun’la da, Bekir Coşkun’a benzeyen kim varsa onunla da gücümün yettiğince, dilimin döndüğünce mücadele etmeyi kendime bir vazife bildim. Taa Meksika Sınırı yıllarında hem onun hem de Yılmaz Özdil ve Emin Çölaşan gibi arkaik Kamalistlerin yazılarıyla dalga geçmek, onların o “durmuş” mantıklarının ipliğini pazara çıkarmak en sevdiğim işlerden biriydi.

Arkaik Kamalizm, kendine benzemeyen kim varsa onlara “insan muamelesi yapmayı” çok gören bir şapşallık biçimidir. Akıl sağlığı yerinde her insanın (sair Kamalistler de dâhil) bu mantıksız adamlarla mücadele etmeleri lazım gelir.

Bu, burada bir dursun.

Bekir Coşkun öldüğünde sosyal medyadan hiçbir şey yazmamayı tercih ettim. Ahmet Tezcan ağabey gibi Bekir Coşkun’la doğrudan fiziki arkadaşlıkları bulunan isimlerin saygı dolu mesajlarını da okudum, Bekir Coşkun ve benzerleri yüzünden canı epeyce yanmış benim gibi insanların “hakkımız helâl değil, iyi bilmezdik” minvalindeki mesajlarını da… İki tip mesajı da oldukça........

© Yeni Şafak


Get it on Google Play